(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dava dilekçesindeki açıklamalara, dosyada mevcut belge ve bilgilere göre, davacının hizmet sözleşmesi 14.3.2003 tarihinde sözlü bildirimle feshedilmiştir. Davacının talebini ıslah ederek dava dilekçesindeki 14.3.2003 fesih tarihini 17.3.2003 olarak ıslah etmiş olması sonuca etkili değildir. Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Dairemiz uygulamasına göre davalının düzenlediği işçi çıkış bildiriminde fesih tarihi 14.3.2003 tarihi gösterildiğinden fesih bildiriminin sözlüde olsa davacıya ulaştığı anılan tarih itibarıyla 1475 sayılı İş Kanunu'nda işçinin işe iadesi müessesesi bulunmadığından feshin yazılı olma zorunluluğu bulunmamaktadır. 1475 sayılı kanunu değiştiren ve işe iade ile ilgili hükümleri ekleyen 4773 sayılı Kanun 15.3.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir.
Buna göre, davacının hizmet akdinin fesih tarihinde yürürlükte bulunmayan yasa hükümleri uygulanamayacağından, davacının işe iadesi ve buna bağlı isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.
Davacı, aynı davada kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret alacağının da tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bu isteklerin, Davacının yasal süresinde başvurusu halinde işe iade edilmemesi koşuluna bağlı olarak kabul edilmesi de doğru değildir. Davacının bu istekleri hakkında 1475 sayılı Kanun ve 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'na göre hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy