(1475 S. K. m. 8)
Dava: Davacı, hizmet akdiyle çalıştığının tespiti ile ikramiye ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm, süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 06.07.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
MAHKEME KARARI
Dava: Davacı vekili tarafından davalı işletme aleyhine açılan Tespit-Alacak davasının yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesini tekrar ederek, müvekkilinin davalı müdürlüğün
.. işyerinde 24.11.1998 tarihinde işçi olarak çalışmaya başladığını, üyesi olduğu Sendikası ile İşveren Sendikası arasında 01.03.2001 tarihinden geçerli olmak üzere akdedilen işletme düzeyindeki toplu iş sözleşmesi kapsamında olduğunu, 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 32/3. maddesi uyarınca işbu davanın açılması için üyesi bulunduğu
Sendikasının yetkili kılındığını, müvekkilinin işe girdiği tarihten beri aralıksız ve sürekli olarak çalıştığı halde davalı işveren tarafından geçici işçi statüsünde olduğu gerekçesiyle 26 - 27 günlük zincirleme akitlerle çalıştığını, ücret, ikramiye vb. alacaklarının akitlerde gösterilen sürelere göre ödendiğini bu nedenle hak kaybına uğradığını, ayrıca SSK primlerinin de gerçek fiili çalışmasına göre değil akitlerde gösterilen sürelere göre ödendiğini müvekkilinin 1475 sayılı İş Kanununun 8. maddesine göre süreksiz değil sürekli işçi statüsünde sayılması gerekirken davalı işverenin müvekkilini geçici işçi olarak değerlendirmesinin yasaya aykırı olduğunu, benzer konumda olan bir işçi adına yine müvekkil
.Sendikasının açtığı davada Ankara 8. İş Mahkemesinin 18.07.1995 tarih 1994/553 E. 1995/2041 K. Sayılı kararında zincirleme sözleşmenin tarafları arasındaki belirli süreli sözleşmeleri, belirsiz süreli sözleşme haline getirdiği, davacının çalıştığı işin 30 günden fazla süren iş olması nedeniyle sürekli kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verildiğini ve bu kararın Yargıtay 9. H.D'nin 12.03.1996 tarih 1995/31154 E. Ve 526 K. Sayılı kararı ile onanarak kesinleştiğini bu nedenlerle davacının sürekli işçi niteliğinde olduğunun süresi belirsiz hizmet akdiyle çalıştığının tespiti ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 100.000.000 TL eksik ödenen ücret alacağı ile 50.000.000 TL ikramiye alacağı olmak üzere toplam 150.000.000 TL'nın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.12.2004 tarihli ıslah dilekçesi ile ücret alacağının 1.105.519.855 TL'ye çıkartılarak bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili ise cevap dilekçesi ile, davacının
..sendikası üyesi olup, ücret ve diğer haklarının, Sendikası ile kuruluşlarının üyesi olduğu
İşverenleri sendikası arasında akdedilen münfesih toplu iş sözleşmesi Muvakkat İşçi ve Toplu İş Sözleşmesinden Yararlanmaları başlıklı 44. maddesine göre ödendiğini, davacının kuruluşlarının halen bağlı bulunduğu T.C. Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca her yıl belirlenen kontenjan dahilinde belirli süreli hizmet akdi ile kuruluşlarında çalıştığını, davacı ile kuruluşları arasında ilk işe girişinden bugününe kadar her hizmet dönemi için ayrı ayrı iş sözleşmesi düzenlendiğini, davacının hizmet akitlerinde gösterilen belirli süre kadar çalıştığını bu çalışmaları karşılığı hak ettiği ücretleri ve diğer haklarının toplu iş sözleşmesinin 44. maddesi çerçevesinde ödendiğini, bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz olarak açılan bu davanın reddine karar verilmesini istemiş.
Dinlenen davacı tanıkları
ve
ifadelerinde özetle, davacının davalı genel müdürlükte geçici işçi olarak çalışan personelinde sürekli çalışan personel gibi her gün işe geldiklerini ancak ücretinin 26 - 27 ya da 28 gün üzerinden hesaplanarak eksik olarak ödendiğini, ancak onların da sürekli çalışan personel gibi ayda 30 gün işe gelip çalıştıklarını, ayrıca bazen bir gün çalışmadıklarını ancak bu durumun çok nadiren olduğunu, ise kendisinin davalı
.. işletmesinde İdari Amir olarak çalıştığını 4-5 sene öncesine kadar davacı gibi geçici olarak çalışan personelinin maaşlarının tam olarak hesaplandığını, sürekli çalışan personel kadrosuna da geçirilmediklerini ancak böyle çalışan personelin de sürekli işe gelip kendileri gibi tam olarak çalıştıklarını belirtmişlerdir.
Dava davacının geçici işçi olarak çalıştırılmasına rağmen sürekli olarak çalıştığının tespiti ve eksik ödenen ücret ve ikramiye alacağı taleplerine ilişkindir. Tarafların ifadeleri dinlenen tanık beyanları, dosyada mevcut belgeler ve tüm dosya kapsamında davacının, davalı işyerinde geçici işçi statüsünde çalışması ve 26 - 27 günlük zincirleme akitlerle çalışmasına rağmen geçici işçi olarak değil, diğer işçiler gibi sürekli işçi olarak çalıştığı kanaatine varılmıştır.
Bu nedenlerle davacının varsa ödenmeyen ücret ve ikramiye alacaklarının hesaplattırılması için dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi 01.11.2004 tarihli raporda davacının ücret alacağının 1.105.519.855 TL olduğu, ikramiye alacağının ise bulunmadığı belirtilmiştir.
Bilirkişi raporu hesaplama yöntemi bakımından gerekçeli olup, usul ve yasaya da uygun bulunduğundan mahkememizce de hükme esas alınmıştır.
Tüm bu nedenlerle aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle:
1- a) Davacının davalı işyerinde sürekli işçi olarak çalıştığının tespitine,
b) Davacının ücret alacağı talebinin kabulü ile 1.105.519.855 TL ücret alacağının 100.000.000 TL'sının dava tarihinde 1.005.519.855 TL'sının ıslah tarihi olan 07.12.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
c) Davacının ikramiye alacağı talebinin reddine,
2- Peşin harçların mahsubu ile kalan 39.100.000 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınmasına,
3- a) Davacı vekiline ait olmak üzere kabul edilen miktarda göz önünde tutularak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre belirlenen 300.000.000 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
b) Davalı vekiline ait olmak üzere reddedilen miktar göz önünde tutularak Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesi de göz önünde bulundurularak belirlenen 300.000.000 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4- Bu yargılama nedeniyle aşağıda dökümü yapılan toplam 149.250.000 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranına göre takdiren 142.800.000 TL'sının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, arta kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı Yargıtay yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy