(1475 S. K. m. 14) (1086 S. K. m. 23) (1136 S. K. m. 164/son, 169)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı yetki yönünden reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı, davalı vekilleri için ayrı ayrı 350.000.000 TL vekalet ücretine karar verildiğini temyiz konusu yapmış ise de, mahkeme kararında her iki davalı vekiline tek bir vekalet ücretine karar verildiği anlaşıldığından ve bu durum davacının aleyhine olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Ancak mahkemece yetkisizlik kararının verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7. maddesinin 1. fıkrasında "...yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine...: delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmesi durumunda, Tarifede yazılı ücretin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonraki aşamada ise tamamına hükmolunur." Kuralına yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece ilk duruşmada davacı tarafa delillerini liste halinde sunması için ara kararı verilmiş, ikinci duruşmada ise yetkisizlik kararı tesis edilmiştir. Delillerin toplanmasına ilişkin karar verilmediği gibi taraflarca dava ile ilgili deliller de dosyaya sunulmamıştır. Sadece ara kararı gereği delil listesi ibraz edilmiştir. Delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı verilmeden önce yetkisizlik konusunda hüküm kurulduğuna göre Tarifenin anılan maddesi uyarınca vekalet ücretinin takdir edilmemiş olması hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy