(1475 S. K. m. 56)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile 1998 yılı yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm, süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı 03.03.2001 tarihinde hizmet akdinin davalı tarafından haklı neden bulunmadan sona erdiğini iddia ederek ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ve yıllık izin talebinde bulunmuştur.
Davalı ise davacıyı 15 günlük ücretsiz izne çıkardığını, izin bitiminde işbaşı yapmadığını bu nedenle haklı olarak hizmet akdini feshettiğini savunmuştur.
Davalı davacıyı on beş gün ücretsiz izne çıkardığını savunmuş ve tanıklar da bu konuda kısmi bilgi vermişlerse de hangi tarihler arasında izin verileceği ve ücretsiz izin konusunda davacının rızasının alınıp alınmadığı konularında bilgi vermemişlerdir. Yazılı bir ücretsiz izin belgesi de mevcut değildir. Davacı işçinin rızası olmadan işveren tarafından ücretsiz izin uygulamasına gidilmesi halinde dairemiz görüşüne göre işverenin haksız feshi olarak kabul edilmektedir.
Davalı işveren davacının böyle bir rızasının olduğunu kanıtlayamamıştır. Tüm bu deliller birlikte değerlendirilip 03.03.2001 tarihinde işveren tarafından hizmet akdinin sona erdirildiği ve 12.03.2001 tarihinde sona ermiş gibi durumun SSK'ya bildirildiği anlaşılmıştır. Bu sebeplerle 31.03.2001 tarihli işverenin düzenlediği belge sonuca etkili görülmemiştir. İhbar ve kıdem tazminatı alacakları belirlenerek hüküm kurulmalıdır.
2- Davacının izin ücreti alacak isteği feshin haklı veya haksız sona ermesine bağlı değildir. Davacıya izin ücreti ödendiğine dair belge ibraz edilmemiştir. Buna rağmen izin ücreti alacak isteminin de reddedilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 06.07.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy