(1475 S. K. m. 1/son, 35, 56)
Dava : Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı Y. Belediye Başkanlığı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Davacının 10.9.1995 - 1.2.1998 tarihleri arasında davalı Yeni Y. İ. İnşaat Tic. Ltd. Şirketinde, 2.2.1998 - 13.1.2000 tarihleri arasında da davalı belediyede çalıştığı uyuşmazlık konusu değildir. İki davalı arasındaki hukuki ilişkiye dair dosyada hiçbir belge ve kayıt bulunmamaktadır. Bu konu açıklığa kavuşturulmadan ve yasal dayanağı belirtilmeden tüm çalışma süresinin bütün olarak değerlendirilip davalı belediyenin sorumlu tutulması hatalıdır.
2. Yıllık ücretli izin alacağı yönünden bilirkişi raporu denetime elverişli değildir. Hangi nedenle 54 gün izin süresi kabul edildiği ve davacının imzasını taşıyan davalı belediyenin ibraz ettiği 30 günlük izin kullanma belgesinin değerlendirilip değerlendirilmediği anlaşılamamaktadır. Davalı şirketten de bir kısım izin alacağının kabulü Önceki işveren olan bu davalının temyizi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
3. Davacının davalı belediyeye ihtirazi kayıtsız imzalayarak verdiği 17.5.2000 tarihli ibraname tartışılmadan fazla mesai, hafta ve genel tatil ücreti alacağının kabulüne karar verilmesi yerinde değildir. Öte yandan tüm süre için davalı belediyeden fazla mesai, hafta ve genel tatil ücreti alacağı kabul edilmiştir. Sözü edilen dönemde Ltd. Şirkette gerçekleşen ve ıslahla istenen hafta ve genel tatil alacağına ilişkin ıslah isteği reddedilmiştir. Bu kez döneme ait fazla mesai alacağının belediyeden kabulüne karar verildikten sonra ayrıca şirketten de kabulüne karar verilmesi mükerrer olduğundan yerinde değildir. Mahkemece yapılacak iş öncelikle tanık beyanları ve puantajlara göre bu alacakların gerçekleşip gerçekleşmediğini belirlemektir. Gerçekleştiği takdirde; iki davalı arasındaki ilişkiyi açıklığa kavuşturduktan sonra; davalılar arasında 1475 sayılı İş Kanununun 1/son maddesi gereğince bir ilişki varsa hesaplanan tek bir miktardan iki davalının müşterek sorumluluğuna karar vermektir. Eğer bir işyeri devri söz konusu ise, her işverenin kendi dönemlerinde gerçekleşen miktarlardan sorumluluğuna hükmedilmelidir. Yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy