(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Taraflar arasındaki, ihbar, kıdem tazminatı, izin ile temettü ikramiyesinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 21.12.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Sevilay Kurt ile karşı taraf adına Avukat Holcay Altıntaş geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, davalıya ait banka işyerinde son olarak müdür sıfatıyla çalıştığını ve işverence haklı bir nedene dayanmaksızın iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek ihbar ve kıdem tazminatlarıyla bir kısım işçilik hakları yönünden isteklerde bulunmuştur.
Davalı işveren ise, davacının usulsüz bankacılık işlemleri sonucu işyerinde inceleme yapan müfettiş raporu doğrultusunda ve idare meclisi kararı ile haklı olarak işten çıkarıldığını savunmuştur. Bu arada, işveren tarafından işçiye karşı açılan ayrı bir davada, usulsüz krediler nedeniyle uğranılan banka zararı 113.023.460.308 TL'nin tahsili talep olunmuştur.
Mahkemece her iki dava birleştirilerek yargılama yapılmış, aralarında bankacıların da bulunduğu heyet raporu alınmış ve davalı işverence yapılan feshin haklı bir nedene dayanmadığı gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı ile diğer işçilik alacaklarının kabulüne, banka zararından söz edilerek işçiye karşı açılmış olan davanın ise, reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı işçi yönünden işyerinde inceleme yapan davalı bankanın müfettişi tarafından düzenlenen raporda, özellikle usulsüz kredi kullandırmaya dair çok sayıda suçlama söz konusudur. Mahkemece konuyla ilgili olarak görüşlerine başvurulan bilirkişi heyetince bu iddialar tam olarak değerlendirilmemiştir. Banka işyerinde her zaman riskin olabileceği gibi genel bir ifadeyle sorunun çözümlenmesi olanağı bulunmamaktadır. Bilirkişiler tarafından, müfettiş raporunda geçen hususlar tek tek irdelenmeli ve ayrı ayrı ya da bir bütün olarak bu durumun, haklı fesih nedeni olup olamayacağı açıklanmalıdır.
Birleştirilen dava yönünden araştırılması gereken ve aynı zamanda feshin haklı olup olmadığını ilgilendiren diğer bir konu da, usulsüz bankacılık işlemleri nedeniyle bir banka zararının bulunup bulunmadığının tespitine dairdir. Dosyaya tahsili mümkün olmayan ve aciz vesikasına bağlanan kredilerle ilgili belgeler sunulmuştur. Bilirkişi heyetince düzenlenen raporda, bu belgelerle ilgili icra takipleri konusunda dosyada bilgi olmadığı ve ayrıca davacının tek başına sorumlu olamayacağı hususları belirtilerek davacının sorumluluğunu gerektiren bir banka zararının bulunmadığı açıklanmıştır. Anılan rapor bu yönden de hüküm kurmaya elverişli değildir. Gerçekten, dosyada bulunan ve toplamı 113.023.460.308 TL'yi bulan aciz vesikaları ile davacının iş sözleşmesinin feshine konu edilen usulsüz kredi verme işlemlerine dair iddialar birlikte değerlendirilmemiştir. Bir başka anlatımla, davacının sorumluluğunu gerektiren usulsüz kredi kullandırılmasının söz konusu olup olmadığı araştırılmalı ve bu hususların varlığı halinde, aciz vesikalarına bağlanan tutarlar ile bu krediler arasında bağlantı olup olmadığı ortaya konulmalıdır.
Ayrıca, aciz vesikalarını ilgilendiren icra takip dosyaları getirtilerek dosyanın geçirdiği aşamalar değerlendirilerek sonuca gidilmelidir.
Mahkemece, her iki dava yönünden eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
3- Kullanılan izin süresi yönünden taraflar arasında çekişme bulunmaktadır. Hesap bilirkişisi raporunda, kullanılan izin süresinin 145 gün olduğu belirtilerek bu miktarın mahsubu ile bakiyesi için hesaplama yapılmıştır. Davalı işveren ise, işçinin 174 gün izin kullandığına dair belgeler eklemiş ve rapora bu yönden itirazda bulunmuştur. Mahkemece daha sonra alınan heyet bilirkişi raporunda bu konuda bir değerlendirme yapılmamıştır. Karar bu yönden de eksik incelemeye dayalı olarak verilmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 400.000.000 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy