(1475 S. K. m. 13)
Dava : Davacı, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı, davalı işvereni belediye tarafından kamulaştırma yapılmadan taşınmazına el konulmak istenmesi üzerine Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğunu, hizmet sözleşmesinin bu nedenle kötü niyetle feshedildiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini istemiştir.
Mahkemece, davacının hizmet sözleşmesinin feshinin haklı olduğundan söz edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Davacının hizmet akdi, 10.1.2002 tarih, 1 sayılı Disiplin Kurulu Karan ile 25.4.2001 tarihinde Belediye Başkanına hakaretten yevmiye kesimi cezası ile cezalandırıldığı, 10.7.2001 tarihli başkanlık görevlendirme yazısı ile, çöp yükleme ekibinde görevlendirildiği verilen göreve ve 6.9.2001 tarihinden itibaren kullandığı iki aylık yıllık izinden sonra da işe gelmediği 22.11.2001 tarihinde savunması istendiği halde vermediğinden sözedilerek feshedilmiştir.
Davacının, belediye başkanı ve diğer belediye görevlileri hakkında 28.6.2001 tarihinde Cumhuriyet Savcılığına şikayette bulunduğu, soruşturma yapıldığı ve bu şikayetinden hemen sonra şoförlük görevinden çöp toplama işine verildiği, bu arada, davacının şikayeti nedeniyle yapılan soruşturma sırasında davacının şikayetçi olduğu bazı görevlilerin bir kısım eylemlerinin Devlet Güvenlik Mahkemesinin görevine giren suçu oluşturduğu kanaatine varılarak 19.2.2002 tarihli fezleke düzenlendiği, davacının hizmet sözleşmesinin bu arada feshedildiği anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının hizmet akdinin kötüniyetli olarak feshedildiğinin kabulü gerekir.
Bu nedenlerle, davacının kıdem ve kötüniyet tazminatının hesaplanarak hüküm altına alınması gerekirken yazılı şekilde reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.9.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy