(1475 S. K. m. 13, 14)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine, davalı-karşı davacı ise ihbar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, asıl davayı reddetmiş, karşı davayı hüküm altına almıştır. Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde 1.7.1997-17.6.2002 tarihleri arasında sürekli çalıştığını, baskı sonucu alınan istifa dilekçesi ile akdin haksız olarak sona erdirildiğini belirtip ihbar ve kıdem tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davalı-karşı davacı ise, davacının istifaen işten ayrıldığı için taleplerin yerinde olmadığı 17.6.2002 tarihli ibraname ile tüm hak ve alacaklarını aldığını belirterek davacının davasının reddi ile karşı dava olarak ihbar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davacının istifaen işten ayrıldığı kabul edilerek davanın reddine, karşı davacının davasının kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece dosya içerisinde bulunan 17.6.2002 tarihli ibraname üzerinde hiç durulmamıştır. İbranamede davacının "ücret, prim, kıdem ve ihbar tazminatlarını
vs. aldığı belirtilmiştir.
Davalı cevap-karşı dava dilekçesinde iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatını hak etmeyecek şekilde sona erdirildiğini belirtiyor, devamında ise ibraname gereği bu alacakların davacı tarafından alındığı belirtiyor. Cevap dilekçesi kendi içerisinde çeliştiği gibi 17.6.2002 tarihli belge ile de çelişmektedir. Bu nedenle iş sözleşmesinin işveren tarafından ihbar-kıdem tazminatı hak edecek şekilde sona erdirildiğinin kabulü gerekir. Dairemizin kararlılık kazanmış uygulaması da bu yöndedir. Aksi yöndeki mahkeme kararının bozulması gerekmektedir.
Yapılacak iş; Dosya içerisindeki tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacının ihbar ve kıdem tazminat taleplerinin kabulü, karşı davacının davasının reddine karar vermekten ibarettir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.9.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy