(1475 S. K. m. 14, 17/II-d)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem ve kötü niyet tazminatı, fazla mesai ile yıllık izin ücretinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.10.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat E. Özdemir geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı işveren ise, davacının usulsüz bankacılık işlemlerinin bulunduğunu, bu işlemler nedeniyle bankanın zararının doğduğunu belirterek haklı olarak iş sözleşmesinin feshedildiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının usulsüz işlemleri nedeniyle amiri tarafından uyarılmadığı ve bankada kasa açığı oluşmadığı gerekçesiyle, feshin ağır bir gerekçeyle kabul edilerek feshin haksız olduğu sonucuna varılmıştır.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre, davacı işçi davalıya ait bankada şef olarak çalışmıştır. Davalı bankada havale ve EFT işlemlerinden sistem gereği zorunlu olarak masraf alınması uygulamasına başlanması üzerine, davacının eşinin ortağı olduğu şirketle ilgili bankacılık işlemlerinden komisyon ve masraf alınmaması için kendisine ait hesap üzerinden bu işlemleri yürütmüştür. Davacı işçi, hakkında soruşturmayı yürüten banka müfettişine verdiği savunmada bu hususu kabul etmiştir. Yine aynı beyanında başka bir müşteri için bu yola gitmediğini açıklamıştır. Somut olayda davacının usulsüz bankacılık işlemlerinin olduğu ve bu nedenlerle bankanın bir zararının doğduğu açıktır.
Öte yandan davacı işçi, yine eşi tarafından keşide edilen ve karşılığı bulunmayan çekler için karşılığı varmış gibi provizyon vermiş ve gün içinde bu paranın hesaba girişi yapılarak kasa açığı oluşması engellenmiştir. Bu işlem sebebiyle bir banka zararı doğmamışsa da, banka için risk taşıdığı bir gerçektir.
Aralarında bankacıların da bulunduğu bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda, bankanın uğradığı zararın miktarının az olduğu, benzer uygulamaya başkaca bankalarda da gidildiği gibi gerekçeler ileri sürülerek, davacıya en fazla unvan indirimi cezası verilmesinin uygun olacağı, feshin ağır bir sonuç olduğu görüşünü açıklamışlardır.
Ne var ki, davacının usulsüz işlemleri eşine menfaat sağlamak için yaptığı açıkça ortadadır. Bankanın müşterisi olan diğer şirketlere böyle bir imkanı sağlamadığına dair yazılı beyanı da mevcuttur. Söz konusu usulsüz işlemlerin banka tarafından yeni bir sisteme geçilmesi ve bu tür işlemlerden masraf veya komisyon alınması zorunluluğunun getirildiği tarihten sonra başlandığı ve diğer personele de eşi ile ilgili bu işlemler nedeniyle masraf alınmaması yönünde talimat verdiği davacının beyanı ile sabittir.
Bu noktada bankanın uğradığı zararın miktar olarak az olmasının sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Bankanın herhangi bir zararı doğmamış olsa dahi, yapılan usulsüz işlemin niteliğine göre işverenin haklı fesih imkanının ortaya çıkması da mümkündür. Eylemin işverenin güvenini kötüye kullanma ve doğruluğa ve bağlılığa uymayan hareket olarak kabulü gerekir.
Yapılan bu açıklamalara göre davalı işverence feshin haklı bir nedene dayandığının kabulü gerekir. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanılmasına olanak bulunmamaktadır. Mahkemece her iki isteğin reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy