(1475 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 87)
Dava : Davacı, çıplak yevmiye ile bakım tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı, davanın devamı sırasında vermiş bulunduğu 27.10.2003 tarihli dilekçe ile talebini miktar yönünden ıslah etmiş ve davalı taraf, dava dilekçesinde fazlaya dair hakların saklı tutulmadığı gerekçesiyle ıslah talebine karşı çıkmıştır. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 87/son maddesi Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildikten sonra ıslah yoluyla müddeabihin arttırılması da mümkündür. Ancak, olayımızda davacı, dava dilekçesinde talep konusu alacaklardan fazlaya ait haklarını saklı tutmadığı gibi, davayı da kısmi dava olarak açmamıştır. Davacı dava konusu yapmadığı ve saklı tutmadığı kısımlardan zımnen vazgeçmiş ve isteklerini miktarla sınırlandırmış sayılır. Bu durumda davacı, isteyebileceği ücretleri dava dilekçesiyle sınırlandırmış bulunduğundan ve fazlaya ait taleplerini saklı tutmadığından, fazlaya ilişkin isteklerinin reddine karar verilmesi gerekirken usul ve yasaya aykırı olarak yapılan ıslah isteğinin kabulü suretiyle hüküm kurulması hatalı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.9.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy