(1475 S. K. m. 13)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar, sendikal ve kötüniyet tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatıncada duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 2.11.2004 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Eylem S. Güzel geldi.Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarıyla davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, sendika üyesi olduğunu, muvazaa iddiasına dayalı olarak toplu iş sözleşmesinden yararlanma için işverene karşı dava açtığını ve bu davasının kabulle sonuçlandığını, işverenin dava açan yada ihtarname çeken işçileri işten çıkardığını ileri sürerek kötüniyet tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren ise, taşeron firmanın sözleşme süresinin sona erdiğini ve kötüniyetli bir feshin bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davacının ve bir kısım işçilerin daha önce açtığı ve kesinleşen davalar sebebiyle taşeron firmalarla davalı arasında yapılmış olan sözleşmelerin muvazaaya dayandığının belirlendiği, davalı işyerinin özelleştirilmesinden sonra işverenin taşeron işçisi gibi gösterilen işçilerden dava açmayanların aday işçi adı altında C kadrosuna geçirildiği, haklarını dava yoluyla talep eden işçilerin ise topluca işten çıkarıldığı gerekçesiyle kötüniyet tazminatı isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçi, kötüniyetli olarak iş sözleşmesinin feshedildiğine dair iddiasını tanık beyanları ile ispata çalışmıştır. Bu konuda dinlenen davacı tanıklarından ikisi aynı nedenlerle işten çıkarıldıklarını ileri sürmüşlerdir. Bu nedenle, bu davanın kabul yönünde sonuçlanmasında menfaatleri bulunmaktadır. Diğer iki davacı tanığı ise emekli olmak suretiyle işyerinden daha önce işyerinden ayrılan kişiler olup fesihle ilgili somut bir bilgileri bulunmamaktadır. Böyle olunca, salt bu tanık anlatımlarıyla sonuca gidilmesi doğru olmaz.
Öte yandan davalı vekilince dosyaya işverenin çeşitli birimlerine gönderdiği bazı gizli yazılar sunulmuş, 17.10.2003 ve 4.11.2003 tarihli bu yazı içeriklerine göre taşeron işçiliğinden aday işçiliğe geçirilenlerden dava açan ve isimleri bildirilen bir kısım işçiler hakkında çeşitli tutanaklar tutulması istenmiştir. Her iki yazı ekinde bulunan listede davacı ismi yer almadığı gibi esasen bu yazıların tarihi davacı işçinin iş sözleşmesinin feshinden çok sonraya aittir. Bu nedenle aynı uygulamaya davacı işçi yönünden de gidilip gidilmediği dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bir başka anlatımla, davacı işçiyle ilgili anılan yazılarda belirtildiği gibi performans düşüklüğü veya verimlilik yönünden çeşitli tutanaklar düzenlenip düzenlenmediği araştırılmalıdır.
İşverene karşı dava açan işçilerden kaçının çıkarılmış olduğu, davalarından feragat edenlerin sayısı ve bunların kaçının çalışmaya devam ettiği, dava açan veya ihtar çeken işçilerden halen işyerinde çalışmaya devam eden olup olmadığı ve bunların sayısının tespiti de uyuşmazlığın çözümü bakımından önemlidir. Mahkemece, davacının kötüniyet tazminatı konusunda eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 375.000.000 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2.11.2004 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY
Davacı kötüniyet tazminatı talebinden bulunurken delil olarak tanık beyanları yanında işçileri davalarından feragat etmeye yönelik çalışmalarda bulunulduğunu ve bu eylemlerin işverenin kötüniyetinin göstergesi olduğunu belirterek bir kısım yazılı belgeler sunmuş olup, kendisinin de daha önce işçilik alacakları nedeni ile dava açtığını ve bu nedenle işine son verildiğini ileri sürerek kötüniyet tazminatı talebinde bulunmuştur.
Davacının sunduğu işveren belgesinde; "...dava açan personelin bir aylık deneme süresi sonunda iş akitlerinin sona erdirilmesine karar verilmiştir..." denilmekte olup, ekinde sunulan listede davacının ismi yer almamaktadır. Ayrıca davacının daha önce işverene karşı dava açtığıda belirlenmiş ve bununla ilgili dosyanın getirtilmesi davacı tarafça istenmemiştir. Böyle bir dosyanın bulunması halinde ise o davanın dava açma ve bitim tarihlerininde irdelenmesi gerekirdi.
Dinlenen tanık beyanlarına değer verilmediğine göre, kötüniyetin kanıtı olarak sunulan işveren yazılarınında davacı yönünden kanıt oluşturacağı kabul edilemez. Kötüniyet tazminatının kabulü için belirli kanıtların bulunması ve bu kanıtların her bir işçi için ayrı ayrı tespiti gerekir. Dosyaya sunulan kanıtlarla davacı işverenin kötüniyetli olduğunu kanıtlayamadığından kararın kötüniyet tazminatı yönünden bozulması gerektiği görüşündeyim.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy