(2495 S. K. m. 8, 20)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, sendikanın taraf ehliyeti bulunmadığından davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi İle;
Sonuç: Usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 8.4.2004 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY :
Davacı Özkan Oktay adına açılan davada; işe iade, ücret ve tazminat taleplerinde bulunulmuştur.
Mahkeme, davacının özel güvenlik elemanı olması nedeniyle sendika üyesi olamayacağını belirterek sendika tarafından açılan davanın reddine karar vermiştir.
Davalı vekili 10.12.2003 tarihli yazılı beyanında; "taş patlatma işlerinde kullanılan dinamitler satın alındığında nakliyesi için davacıya taşıma ruhsatlı silah verildiğini" ifade etmiştir.
25.6.2003 tarihli ve davacı tarafından işverene verilen dilekçede pazarlama sorumlusu ünvanı kullanılmaktadır.
Dosya içinde bulunan teklif ve teyit mektupları ile pazarlama sipariş formlarında davacı pazarlama sorumlusu ünvanını kullanmakta olup, bu belgelerin aynı zamanda şirket ticaret müdürü tarafından da imzalanmış olduğu görülmektedir.
Dinlenilen tanıklar, davacının hiçbir şekilde güvenlik görevlisi olarak çalıştırılmadığını beyan etmişlerdir.
2495 sayılı Bazı Kurum ve Kuruluşların Korunması ve Güvenliklerinin Sağlanması Hakkında Kanunun 8. maddesinde, özel güvenlik teşkilatı, bağlı olduğu kuruluşu bu Kanun Hükümleri dairesinde korumak ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdürler, denilmektedir. Yine aynı yasanın 20. maddesinde, özel güvenlik teşkilatı personeli, kanunlarda öngörülen haller dışında, bu kanunla gösterilen görevlerinden başka bir işte çalıştırılamayacakları da vurgulanmaktadır.
Davacı hakkında her ne kadar özel güvenlik görevlisi olarak silah taşıma ruhsatı alınmış ise de, bu kişinin asıl görevinin pazarlama sorumlusu olduğu ve hiçbir şekilde güvenlik görevlisi olarak çalıştırılmadığı ve güvenlik görevlisinin Hüseyin Kantar adlı kişi olduğu dosyadaki bilgilerden anlaşılmaktadır.
İşverenin dinamit taşıma işleri için pazarlama sorumlusu olan davacıyı resmi makamlara özel güvenlik görevlisi olarak gösterip, belge alması gerçek durumla bağdaşmaz. Davacı güvenlik görevlisi değildir. İşyerini korumak ve güvenliğini sağlamak gibi görev ve sorumluluğu da bulunmamaktadır. Bu durum karşısında davacının sendika üyesi olmasına ve sendikanın da davacı adına dava açmasına yasal bir engel olmadığından mahkeme kararını onayan daire çoğunluk görüşüne katılamıyorum.
Full & Egal Universal Law Academy