(4857 S. K. m. 17, 25, 41) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma, ikramiye ile hafta tatili gündeliğinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.1.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat Ü. Emek geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçinin davalıya ait işyerinde ihracat sorumlusu olarak çalıştığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının aylık ücretinin miktarı taraflar arasında tartışmalıdır. Davacı işçi son ücretinin 1.000.000.000TL net olduğunu savunmuş, davalı işveren ise, ücretin asgari ücret olduğunu savunmuştur. Mahkemece, davacının uzun süre çalışan nitelikli personel oluşu sebebiyle iddia ettiği ücret üzerinden yapılan hesaba göre işçilik haklarının kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafın sunduğu imzalı ücret bordrolarına davacının imza yönünden itirazı üzerine imza incelemesi yaptırılmış bordroların bir kısmında imzanın davacıya ait olmadığı, sadece bir bordroda davacının eli ürünü olduğu saptanmıştır. Öte yandan davalı işverenin dayandığı ücret bordrolarında çalışan tüm işçilerin aylık ücretleri asgari ücret olarak gösterilmiştir. Bu durum ve bordrolardaki bazı imzaların davacıya ait olmaması işverenin dayandığı belgeler yönünden tereddüt oluşturmuştur.
Davacı işçi, ücretin ispatı yönünden tanık deliline başvurmuş ve davacı tanığı işyerinden 1999 yılında ayrıldığını bildirmesine rağmen 2001 yılında iş sözleşmesini fesheden davacının son ücretinin ücretin aylık 1.000.000.000TL net olduğunu bildirmiştir. Bunun dışında davacının ücretini doğrulayan bir delil bulunmamaktadır. Böyle olunca salt bu tanık anlatımına göre sonuca gidilmesi de doğru olmaz.
Mahkemece, davacının çalıştığı süreler ve işyerindeki unvanı bildirilerek ne kadar aylık ücret alabileceği, meslek kuruluşundan sorulmalıdır. Alınacak olan yazı cevabı tüm dosya kapsamıyla birlikte yeniden bir değerlendirmeye tabi tutularak ve gerekirse bilirkişiden ek hesap raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmelidir.
3- Davacı işçinin çalıştığı son beş yıl içinde her hafta 6 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilerek fazla çalışma ücretleri belirlenmiş ve hüküm altına alınmıştır. Bu kadar uzun süre içinde bir işçinin sürekli olarak belirtilen şekilde çalışması hayatın olağan akışına aykırıdır. Hastalık mazeret izin gibi nedenlerle bu şekilde çalışılamayan dönemlerin olması kaçınılmazdır. Mahkemece, yukarıdaki bent uyarınca yapılacak olan incelemenin ardından fazla çalışma ücretlerinden takdiri indirim husus da düşünülmek suretiyle bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy