(4857 S. K. m. 17, 18) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar, kıdem tazminatı, fazla çalışma ile hafta ve bayram tatili gündeliklerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 25.1.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat M. Yetim geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektiğince sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi, 6.1.2001 tarihinde işverence nedensiz olarak işten çıkarıldığını belirterek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuştur
Davalı işveren ise, davacının 12.1.2001 tarihinde istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığını savunmuş bu yönde davacı işçinin imzasını taşıyan bir belgeye dayanmıştır.
Mahkemece, istifa belgesi üzerindeki tarihin kaşe ile ve sonradan atıldığı, belgenin çalıştığı bir sırada işçiden alındığı gerekçesiyle her iki tazminat isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçi istifa belgesi altındaki imzayı kabul etmiş, ancak işverence tün satış temsilcilerine çalışırken bu belgenin imzalatıldığından söz etmiştir. Bu konuda davacı tanıklarının bir beyanı olmamıştır. Davalı tanıkları ise, davacının, işyerinde neden olduğu bir usulsüzlüğün ardında istifa ederek işyerinden ayrıldığından söz etmişlerdir. Usulsüzlüğün muhatabı olan tanık İsmail Kuş ifadesinde açıkça araba almak için davacıya verdiği 5000 Alman Markı avansın davacı tarafından şirket kayıtlarına geçirilmeyip üzerinde bıraktığını doğrulamıştır. Belgede tarih kısmının kaşe basılmak suretiyle atılması geçersiz olduğunu göstermez. Davalı şirket yetkilisine bu konuda yemin teklifi de uyuşmazlığın esası bakımından sonuca etkili değildir. Kaldı ki, davacı işçi 6.1.2001 tarihinde işverence iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürmesine rağmen davalı işveren 12.1.2001 tarihine kadar çalıştığını savunmuş ve Sosyal Sigortalar Kurumuna da 12.1.2001 tarihi çıkış tarihi olarak bildirilmiştir. Bu durum da, davalı işverenin savunmasının doğru olduğunu ortaya koymaktadır.
Yapılan bu açıklamalara göre, davacı işçinin istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığının kabulü gerekir. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanılması söz konusu olamayacağından her iki tazminat isteğinin de reddine karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy