(1475 S. K. m. 14, 26)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ücret, fazla mesai, yıllık izin ile genel tatil ücreti ve % 40 icra-inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı, davalı işyerinde 1.8.1998 tarihinden 3.4.2002 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, çalıştığı süre içerisinde ücretlerinin düzenli ödenmediğini ileri sürerek ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Hesap bilirkişisi davacının ücret alacağı hesabını yaparken, işverence dosyaya ibraz edilen ücret bordrolarını esas almış; ibraz edilen 1998-1999-2000 ve 2001 yıllarına ait ücret bordroları imzalı olduğundan bu yıllara ait ücret alacağının bulunmadığını, 2002 yılına ait ücret bordrolarının ise imzasız olduğundan sadece 2002 yılına ait aylar için ücret alacağını hesaplamıştır.
Davacı bilirkişi raporuna karşı yaptığı yazılı itirazında; 1999 yılı Ekim-Kasım, 2000 yılı Ocak-Şubat-Mart ve 2001 yılı Ağustos aylarına ait ücret bordrolarının ibraz edilmediğini, bu aylara ait ücretlerinin de ödenmediğini ileri sürmüş ve bu hususta bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiştir. Davacının bu itirazı mahkemece dikkate alınmamıştır.
Gerçekten de dosyada mevcut işverence ibraz edilen bordrolar arasında davacının ileri sürdüğü bu aylara ait ücret bordroları mevcut değildir. İşçinin ücretinin ödendiğinin yazılı belge ile ispatı işverene aittir. Bu nedenlerle davacının bu yöndeki itirazları mahkemece değerlendirilmeli, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda davacının eksik ücret alacakları hakkında bir karar verilmelidir. Eksik araştırma ile hüküm kurulamaz.
3. Davacı icra takibinde 9.497.000 TL işlemiş kıdem tazminatı faizi talep etmiştir. Bilindiği üzere kıdem tazminatına akdin feshi tarihinden itibaren faiz işletilir. Bu nedenle davacının fesih tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş kıdem tazminatı faizi talep etmesi yerindedir. Davalı borçlu icra takibindeki itirazında borca, faize ve ferilerine itiraz ederek takibi tümden durdurmuştur. Bilirkişice de işlemiş kıdem tazminatı faiz hesabı yapılmamıştır. Bilirkişiden ek rapor alınmadan, davacının işlemiş kıdem tazminatı faizi hesaplatılmadan bu isteğin reddedilmesi doğru değildir.
4. Hüküm altına alınan kıdem tazminatı dışındaki alacaklara icra takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
5. Davacı davasını açarken itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini istemesine rağmen; mahkemece tahsiline karar verilmesi doğru değil ise de davalının temyizi olmaması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 14.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy