(1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, fark kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Davacı işçi, davalı kurumda 6.5.1977-31.12.1988 tarihleri arasında 657 sayılı Devlet Memurları Kanununa tabi memur olarak çalıştığını, davalının oluru ile 31.12.1988 tarihinde izne ayrıldığını, izin dönüşünde yine davalıda 1475 sayılı iş kanununa tabi olarak çalıştığını 15.10.2001 de SSK dan emekli olduğunu belirterek 6.5.1977-31.12.1988 tarihlerine ilişkin tazminatının ödenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren; davacının 31.12.1988 tarihinde yıllık izne ayrıldığını ve yurt dışına gittiğini, yurt dışındayken istifa dilekçesi gönderdiğini izin bitiminde de görevine geri dönmediğini bu nedenle 9.2.1989 tarihinde görevden çekilmiş sayıldığını belirterek istifa dilekçesi ve görevden çekilmiş sayılmasına dair karar fotokopilerini ibraz etmiştir.
Mahkemece; iş aktinin tazminatı gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini ispat yükü kendisinde olan işveren; istifa dilekçesinin aslını dosyasında bulunmadığını belirterek göndermediğinden istek gibi hüküm kurulmuştur.
Davacı yıllık izin sonucu işyerine gelip işbaşı yaptığını iddia etmediği gibi, yıllık izin bitiminde kendisine uzun süreli ücretsiz izin verildiğini de kanıtlayamamıştır. Davacının 657 sayılı yasaya göre işe devamsızlığı sebebi ile davalı tarafından müstafi sayılması da davacıya uzun süreli ücretsiz izin verilmediğini göstermektedir. Davacının memuriyet görevi mustafi sayılmak sureti ile davacı tarafından sona erdirildiğinden 1988 ve önceki yıllara ait memuriyette geçen hizmet süresinin kıdem tazminatı hesabında nazara alınması mümkün değildir. Mahkemenin yazılı şekilde bu süreyide kıdem tazminatı hesabında nazara alarak fark kıdem tazminatı isteğini hüküm altına alması bozma nedenidir.
2- Kabule göre ise;1475 sayılı İş Yasasının 14. maddesine göre Emekli Sandığına tabi olarak geçen hizmet süresine ait kısım için ödenecek kıdem tazminatının emeklilik tarihindeki en yüksek emekli ikramiyesi miktarını geçmemesi gerekmektedir. Bilirkişinin bu yönde bir değerlendirme ve sınırlamayı irdelemeyen eksik raporuna itibar edilerek hüküm kurulması da isabetsizdir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy