(818 S. K. m. 339) (4857 S. K. m. 11, 12) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, kıdem ve kötüniyet tazminatı, fazla mesai ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı belirli süreli hizmet sözleşmesinden kaynaklanan bakiye süreye ilişkin ücret alacağı talebinde bulunmuştur.
Davalı ise taraflar arasındaki sözleşmenin süre sonunda yenilenmeyerek belirsiz süreli niteliğe dönüştüğünden bahisle bu yöndeki talebin reddini talep etmiştir.
Mahkemece;davacının belirli süreli hizmet sözleşmesi ile çalıştığı, sürenin dolması ile feshedilmeyen sözleşmenin Borçlar Kanunu'nun 339/1. maddesi uyarınca aynı süre ile yenilenmiş sayılacağı gerekçesi ile davacının bakiye süreye ilişkin talebi kabul edilmiştir.
Dosya içinde mevcut Kırşehir Organize Sanayi Bölgesi Müteşebbüs Teşekkül Başkanlığının 26.01.2001 gün ve 176 sayılı kararı ile davacının odacı olarak çalıştırılmasına karar verildiği, Sanayi ve Ticaret Bakanlığını temsilen Kırşehir Valiliği ile davacı arasında 01.02.2001 tarihinde hizmet sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin 5. maddesi de "bütçe yılı sonuna kadar geçerli olacağının"belirtildiği, süre sonunda davacının çalışmaya devam ettiği bilahare 13.09.2002 tarihinde ekonomik gerekçe ile davacının işine son verildiği, davacıya kıdem ve ihbar tazminatının ödendiği anlaşılmaktadır.
Hizmet sözleşmesinin tarafları kural olarak sözleşmenin niteliğini ve süresini belirlemekte serbest iseler de;iş hukukunda asıl olan işçinin belirsiz süreli hizmet sözleşmesi ile çalıştırılmasıdır. Somut uyuşmazlıkta davacının odacı olarak davalı işyerinde çalıştığı anlaşılmaktadır. Bu mahiyetteki bir iş belirli süreli çalışmayı gerektirecek nitelikte değildir. Tarafların süreli hizmet sözleşmesi tesis etmeleri bu sonucu değiştirmeyecektir. Buna göre mahkemece davacının bakiye süreye ilişkin talebini kabul yönünde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy