(818 S. K. m. 325)
Dava: Davacı, ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacının temyizine gelince;
Davacı, davalı işveren yanında, aynı tarihlerde beş değişik işveren ile aynı türden ve aynı ücretten iş sözleşmesi imzalamıştır. Davalı işverence davacının belirli süreli İş sözleşmesi süre dolmadan feshedildiğinde daha önce sözleşme imzalanan işverenlerle, iş sözleşmesinin devam ettiği anlaşılmaktadır. Bakiye süre ücretten indirim Borçlar Kanunu'nun 325. maddesi uyarınca "işi yapmadığından dolayı tasarruf edilen yahut diğer bir iş ile kazanılan veya kazanılmaktan kasten feragat edilen değerlerin" mahsubu ile ilgilidir. Dava konusu olayda ise davacı iş sözleşmesi feshedildikten sonra yeni bir işverenle sözleşme imzalamış değildir. Davalı işverenle aynı dönemde, diğer işverenlerle imzalanan sözleşmeler ile alınan ücretler, diğer bir iş ile kazanılan değer olarak kabul edilemez. Zira bu değer, iş edimi yerine getirilirken var olan bir değerdir. Mahkemece sözleşme sona ermeden önce çalışılan işverenlerden alınan ücretlerin bakiye süre ücret alacağından mahsup edilerek, bu ücretin reddedilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy