(1475 S. K. m. 13, 14) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının temyiz itirazlarının reddine,
2. Davacının temyizine gelince,
İcra ve İflas Kanununun 67/2. maddesine göre icra inkar tazminatına hükmedebilmek için alacağın likit ve belli olması gerekir. Başka bir anlatımla borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün öğelerin bilinmekte veya bilinebilmesi gerekmektedir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Mahkemece borç miktarının hesaplanma sonucu bulunduğu gerekçe yapılarak icra inkar tazminatı isteği red edilmiştir. Takibe konu alacak ile hesaplama sonucu bulunan miktar aynı olduğuna göre icra inkar tazminatına hükmetmek gerekir.
Mahkemece yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy