(818 S. K. m. 101) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile yıllık ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı davadan önce temerrüde düşürülmemiştir. Her ne kadar dava konusu alacaklarla ilgili olarak daha önceden fazlaya ilişkin hak saklı tutularak kısmi dava açılmış ise de; sadece kısmi davanın açılmış olması kısmi davada talep edilmeyen alacaklar yönünden temerrüt oluşturmaz. Ancak, 1475 sayılı İş Kanununun 14. maddesine göre süresinde ödenmeyen kıdem tazminatı alacağı için fesih tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizine hükmedilir. Temerrüt olgusu gerçekleşmediği için diğer alacaklara dava tarihinden faiz yürütülmelidir.
Bu nedenle kıdem tazminatı dışındaki alacaklar yönünden, dava tarihine kadar işlemiş faiz alacağının reddine karar vermek gerekirken mahkemece kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
3- Alacak kalemlerinin mahkemece hüküm yerinde tek tek gösterilmemesi de doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy