(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, kıdem faizi ile ikramiye alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazlarıyla davalının aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Toplu işi sözleşmesinin 28. maddesinde üç yıldan fazla kıdemi olanlar için ihbar öneli 10 hafta olarak belirlenmiş, ancak tazminat verilerek fesih yoluna gidilmesi durumunda yasal sürelere riayet olunacağı kurala bağlanmıştır. Davacının iş sözleşmesi ihbar tazminatı ödenmek suretiyle feshedildiğine göre 56 gün üzerinden ihbar tazminatının hesaplanması gerekir. Mahkemece 10 hafta üzerinden yapılan hesaba göre belirlenen ihbar tazminatı farkının hüküm altına alınması hatalı olmuştur. İhbar tazminatının toplu iş sözleşmesinin anılan hükmü doğrultusunda 56 gün üzerinden hesabı yapılarak, davacının ihbar tazminatı farkına hak kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir.
3- Kıdem tazminatı gecikme faizi hesabında Merkez Bankasınca bildirilen faiz oranı esas alınmıştır. Oysa anılan kurumca bildirilen faiz oranı, bankaların belli dönemler arasında uygulayacaklarını bildirdikleri faiz oranıdır. Kıdem tazminatının gününde ödenmemesi halinde ise bankaların fiilen uyguladıkları en yüksek faiz oranının dikkate alınacağı, yasa hükmüdür. O halde bankalarca fiilen uygulanan en yüksek banka mevduat faizi oranı tespit edilerek sonuca gidilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 6.7.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy