(4857 S. K. m. 18) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem tazminatı, ücret ve izin alacağı, fazla mesai, hafta, bayram ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de, HUMK. nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini belirterek, ihbar ve kıdem tazminatları ile işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiş, tazminat ve alacakların belirlenmesine esas olarak da işverenin imzasını içeren belgeye dayanmıştır.
Davalı taraf, sunulan belgedeki miktarı kabul etmemiş, ücrete esas olduğunu belirttiği makbuzları bilirkişi raporundan sonra sunmuş, bu makbuzlara dayanmış ve davacının hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatını kabul etmediğini savunmuştur.
Mahkemece, işverenin sunduğu makbuzlara itibar edilerek, bu makbuzlardaki ücret üzerinden hesaplanan tazminat ve alacaklar hüküm altına alınırken, davalının ödemeyi kabul ettiği miktarların çok altında ihbar ve kıdem tazminatlarına karar verilmiştir.
Belirtmek gerekir ki her şeyden önce kurulan hüküm, davalının kabulüne göre usul ve yasaya aykırıdır. Diğer taraftan, davalı tarafından ücretin belirlenmesi için sunulan makbuzlar miktar olarak kendi içinde çelişkilidir. Davacı imzasını içeren bordro sunulmuş değildir. Aksine davacı gerçek ücretini gösteren ve davalı işverenin kaşesini ve yetkilisi imzasını içeren belge sunmuştur. Bu belgede ki miktar davacı tanıklarınca da doğrulanmıştır. Somut bu maddi olgulara göre makbuzdaki miktarlara itibar edilerek ve davalının kabulü gözden kaçırılarak tazminat ve alacakların hüküm altına alınması hatalıdır. Davacının kıdemi, mesleği, eğitim durumu belirtilerek çalıştığı dönem boyunca ve fesih tarihinde ne kadar ücret alacağı ilgili meslek odasından sorulmalı, gelen cevap davacının sunduğu belge ve diğer delillerle birlikte değerlendirilmeli, kabul edilen miktardan az olmayacağı da dikkate alınarak hesaplama yapılmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy