(1475 S. K. m. 13, 14) (818 S. K. m. 47)
Dava: Davacı, ihbar, kıdem ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm duruşmalı olarak davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 435. maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Mahkemece davacı işçinin iş sözleşmesinin davalı işverence haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle ihbar ve kıdem tazminatı isteği reddedilmiştir. Ancak, dosya içeriğine göre davacının haklı nedenle feshi gerektiren bir eylemi kanıtlanmış değildir. Muhasebe elemanı olarak çalışan davacının ücretsiz izinde olan işçiler için ücret tahakkuk ettirip ödenmiş gibi gösterdiği ve aylık ücret ödemeleri sırasında yasal kesintileri zimmetine geçirdiği iddia edilmiş ise de buna ilişkin somut ve inandırıcı bir delil dosyaya sunulmamıştır. İbraz edilen tutanakta da davacı tarafından yapıldığı ileri sürülen eylemin ne şekilde gerçekleştiği ve zimmetine nasıl ve ne kadar para geçirdiği konularında her hangi bir bilgi yoktur. Mevcut olgulara göre akdin haklı neden olmadan feshedildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle, bilirkişi raporu değerlendirmeye tabi tutularak davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteği hüküm altına alınmalıdır.
2- Davacı davalıya ait servis aracı ile işyerinden evine giderken servis aracının kaza yapması sonucu yaralanması nedeniyle acı ve üzüntü duyduğunu belirterek manevi tazminat talep etmiştir. Davacının anılan kaza sonucu yaralandığı, bir süre doktor raporu kullanarak çalışamadığı ve kendisine iş göremezlik ödeneğinden ödeme yapıldığı dosyada bulunan doktor raporu, ödeme belgesi ve tanık anlatımlarından anlaşılmaktadır. Servis aracı ile meydana gelen kaza sonucu davacının yaralandığı olgusu işverence de kabul edilmektedir. Borçlar Kanununun 47. maddesine göre cismani zarara uğrayan kişiye zararın ağırlığına ve diğer tazminat öğeleri dikkate alınarak yargıç tarafından adalete uygun bir tazminat vermek zorundadır. Mahkemece söz konusu hükme yanlış anlam vererek söz konusu isteğin reddine karar verilmesi hatalı olup bozma nedeni sayılmıştır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.7.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy