(1475 S. K. m. 14, 17)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar ve manevi tazminatı ile ikramiye ve senelik izin ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içerisinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı Bankada çalışır iken iş aktinin 1475 s. İş Yasanın 17/II. bendi gereğince feshedildiğini, feshin haksız olduğunu belirterek ihbar, kıdem ve manevi tazminat ile birlikte sair işçilik alacaklarını talep etmiştir.
Davalı, davacının yapmış olduğu usulsüz bankacılık işlemleri ile Bankayı riske soktuğunu, zarara uğrattığını, bu sebeple iş aktinin feshinin haklı olduğunu ve manevi tazminat koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacının yaptığı iddia edilen usulsüz işlemlerin Personel Yönetmeliğinde iş aktinin feshi cezasını gerektiren sebeplerden olmadığı davacının işten çıkarılmasının haksız olduğunu ve bu biçimde iş aktinin feshinin bankacılık sektöründe iş bulma imkanını azalttığı gerekçesiyle bütün isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davacı hakkında düzenlenen müfettiş raporu ile disiplin kurulu kararında davacının bankacılık mevzuatına aykırı eylem ve işlemlerin ayrıntılı olarak belirtilmiştir. Buna karşılık alınan bilirkişi kurulu raporu iddia ve savunmalarını karşılamaktan uzak olup denetime elverişli bulunmadığı gibi karar vakıf de yeterli değildir. Bu halde davacının iş aktinin feshine neden olarak gösterilen eylem ve işlemlerin dayanağı banka kayıtları celp edildikten sonra uzman bankacılardan yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulundan davacının bu eylem ve işlemlerinin bankacılık ve uzmanlığa aykırı olup olmadığı konusunda rapor alınmalıdır. Alınacak raporu dosya kapsamı ile birlikte bir değerlendirmeye tabi tutulup davacının bu davranışlarının 1475 s. kanunun 17/II-d maddesinde yer alan doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışlarda olup olmadığının da gözönünde bulundurularak hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekir. Tamamen yazılı işlemlere dayalı bankacılık alanında yalnızca tanık beyanlarına ve yönetmelik hükümlerine itibar edilmek suretiyle kanunun anılan hükmü dikkate alınmaksızın yazılı biçimde karar verilmesi doğru değildir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yanlış değerlendirme sonucu verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz edilen kararın yukarda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istem halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy