(2821 S.K. M.31,36)
Dava: Davacı, ücret, ikramiye, pirim ve sosyal yardım alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, işyerinde yürürlükte bulunan Toplu İş Sözleşmesindeki açık hükme rağmen, davalı işverenin, sendika üyeliğinden ayrılan ve dayanışma aidatı ödeyerek yararlanma talebi bulunmayan işçilere de Toplu İş Sözleşmesi hükümlerini uyguladığını ileri sürerek, Toplu İş Sözleşmesinin 4/C maddesi uyarınca davalı işverenin sendikalı olmayan işçilerle uygulanan tüm parasal hakların ilaveten kendisine de uygulanmasını ve davalıdan bu farkların tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sendika üyeliğinden ayrılan işçilere, ayrıldıkları tarihten itibaren Toplu İş Sözleşmesinin uygulandığı dönemde kazanılmış haklarının verilmesine devam edildiğini ancak, üyelikten çekilmelerinden sonra Toplu İş Sözleşmesinin uygulanmadığını, esasen Toplu İş Sözleşmesinde düzenlenen hakların personel yönetmeliğinde de yer aldığını ve bu nedenle de ödenmesine devam edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sendika üyeliğinden ayrılan işçilerle sendika üyesi olan işçilere ödenen hakların karşılaştırmasının yapıldığı, Toplu İş Sözleşmesinde yer alan sosyal hakların Personel Yönetmeliğinde de bulunduğu, bunların miktarlarının Yönetim Kurulunca belirleneceğinin öngörüldüğü ancak, davacının gerek bu konuda ve gerek personel yönetmeliğinde bulunmadığı halde Toplu İş Sözleşmesince düzenlenen hakların sendika üyesi olmayan işçilere ödendiğini gösteren bilgi ve belge sunmadığı ve davalı işverenin kazanılmış haklar doğrultusunda ödeme yaptığından sözedilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Sendikalar Kanunu 31/3 maddesine göre işveren, sendika üyesi olan ve olmayan işçiler arasında işçinin ücret, ikramiye ve primlerinde, sosyal yardımlarda herhangi bir ayrım yapamaz. 31/4 maddesinde ise, ücret, ikramiye, prim ve paraya ilişkin sosyal yardım konularında toplu İş Sözleşmesi hükümleri saklı olduğu düzenlenmiştir. Aynı Kanunun 36. maddesinde de sendikaların kendi faaliyetleri ile üyelerine sağladıkları hak ve menfaatlerin üyesi olmayanlara uygulanmasının TİSGLK hükümleri saklı kalmak kaydıyla sözkonusu sendika veya konfederasyonun yazılı muvafakatına bağlı kılınmıştır.
İşyerinde uygulanan, 1.7.1998-31.12.1999 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 4/D ve 1.1.2000-31.12.2000 yürürlük tarihli Toplu İş Sözleşmesinin 4/C maddesinde, "A ( Kapsam ) B ( Yararlanma ) fıkraları hükümleri dışında kalan işçilere bu toplu iş sözleşmesinin kısmen ve tamamen uygulanamaz. Uygulanması halinde işveren, uygulanan tüm parasal hakları sendika üyelerine de ilave olarak uygulamayı kabul ve taahhüt eder. " denilmektedir.
Davalı işyerinde sendika üyeliğinden çekilmelerin Temmuz 1999 tarihinden itibaren başladığı anlaşılmaktadır.
Yine dosyada mevcut bilgi ve belgelere göre, davalı işyerinde Toplu İş Sözleşmesinde düzenlenen parasal hak ve sosyal yardımların Personel Yönetmeliğinde de düzenlenmiştir. Ancak, sosyal yardımların miktarlarının her yıl Aralık ayında davalı yönetim kurulunca belirleneceği öngörülmüştür.
Sendika üyeliğinden çekilen işçilere, üyelikleri sırasında Toplu İş Sözleşmesi gereğince verilmiş olan ücret ve benzeri parasal hakların, sosyal yardımların miktarları kazanılmış hakları olduğundan aynı miktarda ödemeye devam edilmesi halinde yasa ve Toplu İş Sözleşmesine aykırılıktan söz edilemez. Mahkemenin buna uygun gerekçesi yerindedir.
Taraflar arasındaki çekişme, personel yönetmeliğinde de aynı şekilde düzenlenmiş olan sosyal yardımların, sendika üyeliğinden çekilen işçilere, çekilmenin yürürlüğe girdiği tarihten sonra, yönetmelik hükümlerine göre davalı Yönetim kurulunca belirlenen miktarlarının mı yoksa Toplu İş Sözleşmesinde öngörülen hükümlerine göre arttırılmış miktarların mı ödendiği hususunda toplanmaktadır. Mahkemece, davacının bu konuda bilgi ve belge sunmadığından sözedilerek dava reddedilmiştir.
Mahkemece yapılacak iş; sendika üyeliğinden çekilmelerin başladığı Temmuz 1999 ayından sonra davacının hizmet akdinin feshedildiği 21.1.2000 tarihine kadar olan dönem içinde, Personel yönetmeliğinde de düzenlenen sosyal yardımların, ödeme tarihlerindeki kazanılmış hakka göre mi, Yönetim Kurulunca alınan karar uyarınca mı yoksa üyelikten çekilme tarihinden sonraki tarihlerde Toplu İş Sözleşmesindeki hükümleri göre mi ödendiğini açık ve kesin olarak saptamaktan ibarettir. Yönetim Kurulu Kararları ile ilgili belge ve bilgilerin davalı kayıtlarında olacağı açıktır. O halde mahkemece, davalı yönetim kurulunun karar defterleri getirtilmeli, personel yönetmeliğinde bulunan sosyal yardımların miktarları hakkında alınmış kararlar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, gerektiğinde işyerinde bilirkişi marifetiyle kayıtlar incelenmek suretiyle bu hususlar kesin olarak saptandıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy