(4857 S. K. m. 8) (818 S. K. m. 345)
Davacı, ücret ve manevi tazminat alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
Davacı, davalı ile 9.4.2001 tarihinde; davalının münferiden temsile yetkili olduğu Anonim Şirkete ait okulda 1.9.2001 tarihinde başlayacak olan 2001-2002 öğretim yılında sınıf öğretmeni olarak görev yapmak üzere hizmet sözleşmesi imzaladıklarını, tüm ısrarlara rağmen sözleşme örneğinin verilmediğini, 27.8.2001 tarihinde seminere başladığını, velilere öğretmen olarak tanıştırıldığını; ancak, öğretim yılı başlangıcı olan 10.9.2001 tarihinde okula gittiğinde, yeterli sayıda öğrenci alınamadığı işe başlatılmadığını, anılan okulda çalışmak üzere Ağustos 2001 tarihi itibariyle devlet okulundaki görevinden emekli olduğunu ileri sürerek, hizmet sözleşmesinin gereği olan işi yapmamaktan dolayı ücretlerinden oluşan maddi ve ayrıca manevi tazminatın davalıdan tahsilini istemiştir.
Öncelikle; davacının temsilde hata sonucu davalıya yöneltildiği kabul edilerek, davanın okula sahip olan G. Ö. F. K. E. ve Ö. T. A. Ş.'ne yöneltilmesinin sağlanması gerekir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere, dava dışı Anonim Şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olan davalının cevap dilekçesindeki kaçamaklı beyanına, davalı tarafından inkar edilmeyen tüm okul idaresi ve öğretmenleri tanıtan broşür ve dava konusu dönemde anılan okulda müdür ve müdür yardımcısı olan tanık beyanlarına göre, davacı ile bir hizmet akdi yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar 625 S. K. hükümlerine uygun bir sözleşme oluşmamışsa da, davacının seminerlere katılması, velilere öğretmen olarak tanıtılması ve özellikle davacı tanığı ve 2001 yılı okul müdürü olan H. Ç. nin davacı yerine başka öğretmenle devam edildiğine dair beyanı karşısında taraflar arasında sözlü bir hizmet akdi kurulduğunun kabulü gerekir. Buna göre maddi tazminat yönünden Borçlar Kanunu 345 m. hükümleri uyarınca bir araştırma ve inceleme yapılmalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy