(4857 S. K. m. 18)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kabul etmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren; özel statüdeki proje uygulama biriminin yürüttüğü faaliyetlerde meydana gelen azalmaya bağlı olarak işin ve işyerinin gereği olarak iş sözleşmesinin fesih edildiğini belirtmiştir.
Mahkemece; fesih gerekçesine göre davacının davalı Başbakanlık bünyesinde faaliyet gösteren bir birim olup diğer birimlerde istihdam edilmesinin her zaman mümkün olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesinde iş sözleşmesinin işveren tarafından işletmenin,işyerinin ve işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanılarak feshedilebileceği düzenlenmiştir. İşletmeyi veya işyerini etkileyen objektif nedenlerle ortaya çıkan işgücü fazlalığı sonucunda, işçinin işyerinde çalışma olanağı ortadan kalkmış ise fesih için geçerli bir sebebin varlığından söz edilir. İşveren amaç ve içeriğini belirlemekte serbest olduğu işletmesel kararlar alabilir.
Dosyada mevcut bilgi ve belgelerden Davalı Başbakanlık Proje Uygulama Biriminin uluslararası anlaşmalar uyarınca oluşturulduğu, tümüyle anlaşmaların kural ve kılavuzları kapsamında projelerin uygulanması ve koordinasyonu görevini üstlendiği, yapısı itibarıyla İdare içerisinde Başbakanlıktan ayrı özel bir birim olduğu anlaşılmaktadır.
Davalı birimin uluslararası sözleşmelerle üstlendiği projelerin önemli bir kısmının özellikle Dünya Bankası ile imzalanan İkraz anlaşmasının Mayıs 2005 tarihi itibarıyla sona erecek olması, buna göre personel sayısında kademeli olarak azaltılmaya gidilmesi işveren açısından geçerli bir sebeptir. Diğer yandan davacının yerine yeni personel alındığı da iddia ve ispat edilmiş değildir. Buna göre davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçelerle kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
4857 Sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1-) ANKARA 15. İş Mahkemesinin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2-) Davanın REDDİNE,
3-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4-) Davacının yapmış olduğu ... TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350.- YTL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, Kesin olarak 09.05.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy