(1475 S. K. m. 14, 35) (4857 S. K. m. 17, 41, 44, 46, 47)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem, ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti, hafta, bayram ve genel tatil paralarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 4.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi ihbar ve kıdem tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek bu yönde isteklerde bulunmuş, mahkemece ibraname sebebiyle taleplerin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre iş ilişkisinin devamı sırasında işçi tarafından verilen ibranameler geçerli değildir. Somut olayda iş ilişkisinin 9.11.1994 tarihinde sona erdiği dosyadaki resmi nitelikte belgelerden anlaşılmaktadır. İbraname ise 6.11.1994 tarihinde imzalanmıştır. Bu nedenle ibranameye değer verilemez.
Öte yandan davalı işverenin dosyaya sunduğu 3.7.2003 tarihli dilekçesinde, işçinin istifa suretiyle ayrıldığı ve ihbar ile kıdem tazminatlarına hak kazanamayacağı savunması yapılmıştır. Hak kazanılamadığı savunması ile birlikte ödemeye dair ibranameye dayanılması çelişkili bir durumdur. İbraname bu açıdan da ihbar ve kıdem tazminatları yönünden borcu sona erdiren bir etkiye sahip değildir. Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatları yönünden talebin ibraname ile borcun son bulduğu gerekçesine dayalı olarak reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
İbraname altında yapılan bir ödemeden söz edilmiş, davalı işveren söz konusu ödemenin ibranamede geçen işçilik hakları ile ilgili olduğunu belirtmiştir. Davacı taraf ise, bu ödemenin cari hesap kartında yazılı olan ücretlerle ilgili olduğunu açıklamıştır. Mahkemece bu konu üzerinde durulmalı ve ibraname altında yazılı olan ödemenin davaya konu isteklerle bağlantılı olup olmadığı belirlenmelidir. Buna göre ibranamenin makbuz hükmünde olup olmadığı ve yapılan ödemenin mahsubunun gerekip gerekmediği noktasında bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy