(4857 S. K. m. 19, 20, 21)
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı işçi, davalıya ait işyerinde son olarak kıdemli satış yönetmeni olarak çalışmakta iken, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini, işten ayrılırken baskı altında ihtirazi kayıt koyması veya imzadan imtina etmesi halinde ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmeyeceği tehdidi ile bir ibraname imzalattırdıklarını belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe iade edilmeme halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücreti ve diğer haklarının belirlenmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının görevine ilişkin kadronun yeniden yapılanma ve daha etkin ve sade bir organizasyona sahip olması amacıyla kaldırılması ve şirketin son yıllarda karşılaştığı önemli mal kaybı nedeniyle davacının iş sözleşmesinin feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece davacının 3.12.2004 tarihli ibraname ile açık olarak işe iadesini talep edemeyeceğini, bu hakkından feragat ettiğini belirttiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının iş sözleşmesinin ihbar ve kıdem tazminatı ödenmek suretiyle davalı işverence 4857 sayılı İş Kanunun 17.maddesi uyarınca feshedildiği uyuşmazlık dışıdır. Taraflarca fesih tarihinde düzenlenen 3.12.2004 tarihli ibranamede davacının işe iade davası açmayacağını ve dava hakkından feragat ettiğini belirttiği anlaşılmaktadır.
İşçinin, feshin geçersizliğini ileri sürerek işe iade davasını açma hakkı, anılan yasanın 21.maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin son fıkrasına göre yasa ile getirilen bu hakkın değiştirilmesini veya ortadan kaldırılmasını öngören sözleşme hükümleri geçersizdir. Bu nedenle söz konusu ibranameye değer verilerek davanın reddi doğru değildir. Öte yandan dosya kapsamına göre iş sözleşmesinin yeniden yapılanma ve şirketin zarar ettiği gerekçesiyle feshedilmiş ise de bu husus işverence somut delillerle kanıtlanamadığı gibi işverence fesihten kısa bir süre sonra yeni işçi alımı ile ilgili duyurularda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mevcut olgulara göre fesih için gösterilen sebebin geçerli olmadığı sonucuna varılmıştır.
4857 Sayılı İş Kanunun 20/3.maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulması gerekmiştir.
HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-) İzmir 5.İş Mahkemesinin 28.2.2005 tarih 1137 - 74 Sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2-) Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3-) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi,fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4-) Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5-) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6-) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350 YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-) Davacı tarafından yapılan 39 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8-) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 23.6.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy