(2821 S. K. m. 30)
Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme,davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1-Davacı, davalı işyerinde sendika baş temsilcisi olup uzun süredir su arıza işçisi olarak çalıştığını,hizmet sözleşmesinin haklı ve geçerli bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek hizmet sözleşmesinin feshinin geçersizliğine, işe iadesine ve buna bağlı olarak tazminat ve boşta geçen süre ücretlerinin belirlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı; davacının asıl işinin temizlik işçiliği olduğunu, sendikal faaliyete engel olmayacak şekilde istihdam edildiği kadroda görevlendirildiğini, davacının işini beğenmeyip işe gelmediğini, bu nedenle hizmet sözleşmesinin İş Kanunu'nun 25/II-h maddesine göre haklı olarak feshedildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının, kadrosuna uygun olarak istihdam edildiği, işini beğenmeyip verilen talimatları yerine getirmediği ve temizlik işini yapmadığı, bu nedenle hizmet akdinin haklı olarak feshedildiğinden sözedilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, davacının 1989 yılında temizlik işçisi olarak işe alındığı, 1999 yılına kadar kaynakçı ve daha sonra vekaleten elektrikçi olarak görev yaptığı, 25.10.1999 tarihinde asıl kadrosu olan temizlik işçiliğine alındığı, ancak izin belgeleri ve diğer yazışmalardaki açıklamalara göre kaynakçı, şoförolarak çalıştırıldığı ve 17.9.2003 tarihinde ise su işlerinde görevlendirildiği, Haziran 2004 tarihli yıllık izin belgesinde dahi görevinin "Su arıza işçisi" olarak gösterildiği, tüm çalışma süresi nazara alındığında davacının asıl işinin temizlik işçiliği olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, sendika işyeri temsilcisi olduğunu ileri sürmüştür. Kural olarak, Toplu İş Sözleşmesinin yürürlükte bulunduğu süre içinde, takibeden yeni Toplu İş Sözleşmesi döneminde veya yeni sözleşme imzalanmamışsa, Toplu Sözleşme tarafı sendikanın yetkisinin devam ettiği süre içinde temsilcilik görevi devam eder. 4773 s. Yasa ile değişik Sendikalar Kanunu 30. maddesine göre, işveren, yazılı rızası olmadıkça işyeri temsilcisinin çalıştığı işyerini değiştiremez veya işinde esaslı tarzda değişiklik yapamaz . Aksi halde değişiklik geçersiz sayılır.
Dosyada 18.2.2002 tarihinde imzalanmış 15.2.2002 - 14.2.2004 dönemini kapsayan Toplu İş Sözleşmesi bulunmaktadır. Davacının hizmet akdi ise, 11.10.2004 tarihinde feshedilmiştir. O halde mahkemece öncelikle, davacının hizmet akdinin feshi tarihinde baş temsilcilik görevinin devam edip etmediği usulüne uygun olarak araştırılmalıdır. Bunu için, 15.2.2004 tarihinden itibaren yeni bir Toplu İş Sözleşmesi imzalanıp imzalanmadığı, imzalanmamış ise, taraf sendikanın yetkisinin devam edip etmediği belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
2-Davacının baş temsilcilik görevi sona ermiş ise, yine 4857 s. Kanunun 22 maddesine göre işlem yapılmadığı anlaşıldığından, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi de doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA,peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,25.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy