(2004 S. K. m. 67)
Dava: Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı banka, davalıların usulsüz işlemler yaparak bazı şirketler ve şahıslar lehine haksız menfaat sağlayarak bankanın zararına sebebiyet verdiklerini, davalılar aleyhine İ. 2. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldığını, usulsüz işlemlerini bu mahkemede itiraf ettiklerini, haklarında alacağın tahsili için icra takibine geçildiğini, ancak takibe itiraz ettiklerini belirterek İ. 6. İcra Müdürlüğünün 1996/7254 sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili savunmasında davalı N. E. (Ş.)'in şube müdürünün talimatıyla işlem yaptığını, bankanın yapılan işlemlerden değil, daha önceden kasada oluşan açıktan dolayı zarara uğradığını, diğer davalı H. K.'in herhangi bir usulsüz işlemi olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Dosyada içinde icra takip dosyası, ağır ceza mahkemesi dosyasının tamamı bulunmamaktadır. Bazı belgelerden davalıların Ağır Ceza Mahkemesinde dava dışı müdür F. O.'in eylemlerine genel olarak feri fail olarak katılmaktan cezalandırılmalarına karar verildiği ve bu dosyanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür. Ayrıca yapılan aynı icra takibi nedeniyle şube müdürü F. O. ile bankanın başka bir çalışanı hakkında da itirazın iptali davaları açıldığı anlaşılmaktadır.
Böyle olunca İ. 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1996/125 E Sayılı dosyası ve İ. 4. İş Mahkemesinin 1996/107 D. iş sayılı dosyası ile İ. İcra Müdürlüğünün 1996/7254 sayılı takip dosyası ve tüm ilgili delil ve belgeler celp edilerek bankacılık mevzuatı ve uygulamaları konusunda uzman bir bilirkişi heyetinden yeniden rapor aldırılmak, davacı bankanın bir zararının olup olmadığı varsa bu zarardan davalıların bir illiyet bağı ve kusurlarının bulunup bulunmadığı kusurlu iseler kusurlarına isabet eden zarar miktarları tespit ettirilmeli sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
Kabule göre de dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talep edilmediği gibi, dava konusu alacakta likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, davalılar aleyhine İcra inkar tazminatının kabulüne karar verilmesi de yerinde değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy