(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 355)
Dava: Davacı, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme,isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait LPG istasyonunda sorumlu müdür olarak çalıştığını, ücretlerinin eksik ödenmesi üzerine başvurduğu icra takibine davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve %40 icra inkar tazminatının hüküm altına alınmasına karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davacı ile hizmet akdi ilişkisi bulunmadığını, davacının aynı mahiyette beş benzin istasyonu ile sözleşme imzaladığını,bir insanın aynı zamanda 5 adet işvereninin olamayacağını, aradaki ilişkinin istisna akdi niteliğinde olması nedeniyle genel mahkemelerin görevli olduğunu, esas yönünden de davacının reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece davacı ile davalı arasında noterlikçe düzenlenen sorumlu müdür sözleşmesinin İş Kanunu anlamında bir iş sözleşmesi olmayıp, Borçlar Hukuku anlamında bir eser sözleşmesi olduğu, davacının aynı zamanda beş ayrı kişiye ait benzin istasyonu ile aynı şekilde sözleşme yapmış olması nedeniyle bir kişinin aynı zamanda 5 ayrı işvereninin olamayacağı, istisna akdinden kaynaklanan uyuşmazlıklara bakma görevinin genel mahkemelere ait olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında noterde düzenlenen sözleşmeye göre davacının teknik sorumlu müdür olarak aylık ücretle ve part time olarak çalışacağı kararlaştırılmıştır. İş sözleşmesinin iş görme, ücret ve bağımlılık unsurlarının tamamı söz konusu ilişkide bulunmaktadır. Öte yandan, esnek çalışma biçimlerinden kısmi süreli çalışma ile bir kimsenin aynı zamanda birden fazla işyerinde ayrı hizmet akitleri ile çalışması mümkündür. Dava konusu olayda olduğu gibi birden çok işverenin olması aradaki ilişkinin iş sözleşmesine dayanmadığı anlamına gelmez. Mahkemece davanın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy