(1475 S. K. m. 14) (4046 S. K. m. 22) (5521 S. K. m. 1) (399 S. KHK. m. 3)
Dava: Davacı, kıdem tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya ait işyerinde 506 ve 1475 sayılı Kanuna tabi kapsam dışı personel olarak çalışmakta iken davalı şirketin 21.7.2000 tarihinde özelleştirilmesi sebebiyle başka bir kamu kurumuna memur olarak nakledilmek suretiyle iş sözleşmesinin sona erdirildiğini belirterek kıdem tazminatı isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının özelleştirme nedeniyle 4046 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak ve kendi muvafakati ile halen çalıştığı kamu kurumuna nakledildiğini, davacının özelleştirmeden sonra bir başka kamu kurumuna nakledilinceye kadar bir süre şirkette çalışmaya devam etmesinin 4046 sayılı Kanunu'nun 22. maddesi ve Hisse Satış Sözleşmesinin 6. maddesi uyarınca şirketle iş akdi kurulduğu anlamına gelmeyeceğini, hizmet akdi şirketçe feshedilmemiştir. Davacının bir başka kamu kurumunda çalışmaya devam etmekte olduğunu, kıdem tazminatına hak kazandıracak şekilde iş sözleşmesi sona ermemiştir.
Mahkemece davacının 1475 sayılı Kanunu'na tabi kapsam dışı işçi statüsünde çalışmakta iken 19.2.2001 tarihinde iş akdinin sona erdirildiği ve başka kamu kurumuna atamasının yapıldığı, iş akdinin feshedilip T.C. Emekli Sandığına tabi göreve atanması sebebiyle 399 sayılı KHK. nin 3. maddesi uyarınca kıdem tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre davacının davalı şirkette iş sözleşmesine bağlı olarak çalışmakta iken 31.8.1993 tarihinde İzmir Bölge Müdür Yardımcısı olarak atandıktan sonra 1.9.1993 tarihli dilekçe ile sözleşmeli personel statüsüne geçmek istemesi üzerine 15.10.1993 tarihi itibariyle sözleşmeli personel statüsüne geçirildiği, şirketin 21.7.2000 tarihinde özelleştirilmesinden sonra başka bir kamu kurumuna memur olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Davacının işçi statüsünde geçen çalışması kendi isteği ile sözleşmeli personel statüsüne geçmek istemesi ve bunun üzerine 15.10.1993 tarihinde sözleşmeli personel statüsüne geçirilmesi suretiyle sona ermiştir. Bu nedenle davacı anılan tarihten önceki dönem için kıdem tazminatına hak kazanamaz. 399 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3. maddesinde bu durumda kıdem tazminatının ödeneceğine ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Davacının 15.10.1993 tarihinden sonraki dönem çalışması ise iş sözleşmesine bağlı olarak geçmediğinden, başka bir anlatımla sözleşmeli personel statüsü söz konusu olduğundan 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 1. maddesi uyarınca iş mahkemesi görevli değildir. Mahkemece işçilik dönemi için kıdem tazminatı isteminin reddine karar verilmeli, sözleşmeli personel statüsünde geçen döneme ilişkin davanın ise idari yargı görevli olduğundan görevsizlik kararı verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.5.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy