(4857 S. K. m. 15, 17, 18, 21, 41, 57) (1475 S. K. m. 14)
Davacı, ihbar ve kıdem tazminatları ile yıllık ücretli izin ve fazla mesai ve ücret alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş olmakla, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece, savunmaya değer verilerek, hüküm altına alınan tazminat ve alacaklar, taraflar arasında imzalanan 1997 tarihli noter marifeti ile yapılan mesul müdürlük sözleşmesindeki öngörülen asgari ücret üzerinden hesaplanmıştır. Ne var ki davacı daha yüksek ücretle çalıştığını iddia etmiş, bu iddiasını tanıklar ve ilgili meslek odasından alınan belgeler doğrulamıştır. Bilirkişi hesap raporunda, bu seçeneğe göre tazminat ve alacakları hesaplamış, ancak mahkemece buna itibar edilmemiştir. Yaklaşık 20 yıldır davalı işyerinde mesul müdür olarak çalışan bir kişinin asgari ücretle çalıştığının kabulü hayatın olağan akışına uygun değildir. Kaldı ki ücret düzenlemesini öngören sözleşme 1997 yılında imzalanmış olup, fesih tarihinde buna bağlı kalmanın olanağı yoktur. Mahkemece, asgari ücret üzerinden hesaplanan tazminat ve alacakların hüküm altına alınması hatalıdır.
Bilirkişinin meslek odalarından alınan ücret üzerinden hesaplanan tazminat ve alacak miktarları bir değerlendirmeye tabi tutularak, hüküm kurulması gerekir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 5.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy