(4857 S. K. m. 17, 18) (1475 S. K. m. 14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, bayram, hafta ve genel tatil gündeliklerinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı davalı şirketin ihale yolu ile temizlik işlerini üstlendiği huzurevinde aralıksız olarak çalıştığını sebep gösterilmeksizin işverence işten çıkartıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı ise davacının aralıklı çalıştığını, daha öncede istifa ederek ayrılıp tekrar başladığını ve en son yazılı istifa dilekçesi vererek kendi isteğiyle işten ayrıldığını savunmuştur.
Mahkemece dosya içerisinde mübrez istifa dilekçesine değer verilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı istekleri reddedilmiştir.
Davacıya ait işyeri şahsi dosyası içinde 1.4.2002 tarihli matbu, tarih kısmı kaşe ile basılmış bir istifa dilekçesi ve akabinde davacı ile düzenlenmiş bir hizmet akdi ile elle yazılmış tarih kısmı kaşe ile basılmış 21.6.2004 tarihli ikinci bir istifa dilekçesi mevcuttur. Davacı, davalı yerde kesintisiz olarak çalıştığını, istifa dilekçelerinin işe başlarken tarihsiz olarak düzenlenip baskı ile imza alındığını gerçek anlamda istifa iradesini taşımadığını iddia etmiştir. Dinlenen hem davacı hem de davalı tanıkları davacının ara vermeksizin çalıştığını ve istifa etmeyip işverence 22.6.2004 tarihinde işten çıkartıldığını belirtmişlerdir. Davacı tanıkları ayrıca kendilerinden de işe başlarken davacı gibi tarihsiz istifa dilekçeleri alındığını işyeri uygulamasının böyle olduğunu ifade etmişlerdir.
Davacının iş sözleşmesinin feshi konusunda her hangi bir olay veya durumun varlığının davalı tarafça iddia edilmemesi de nazara alındığında, davacının imzalamış olduğu dilekçenin gerçek anlamda bir istifa iradesini taşımadığı, işverence tarih kısmı sonradan kaşe ile basılarak işçi aleyhine kullanıldığı dosya içeriğine uygun düşecektir. Zira 21.6.2004 tarihinde istifa dilekçesi veren bir kimsenin ertesi gün noterden ihtarname çekerek işe alınmasını istemesi de hayatın olağan akışına aykırıdır. Tüm bu nedenlerle mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 05.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy