(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı haklı neden olmadığı halde hizmet akdinin davalı işveren tarafından feshedildiğini iddia ederek ihbar ve kıdem tazminatı istemiştir.
Davalı ise davacının haklı neden olmadığı halde işe devam etmediğini, devamsızlık sebebiyle hizmet akdini haklı nedenle feshettiğini savunmuştur.
Mahkemece altı işgünlük hak düşürücü sürenin geçtiğini, bu nedenle işverenin feshinin haklı feshi sayılamayacağını, diğer taraftan işçinin sigorta primlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle haklı fesihte bulunduğunu kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatının kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden devamsızlığın temadi ettiği anlaşıldığından altı işgünlük hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Diğer taraftan davacı haklı nedenle hizmet aktini feshettiğini ileri sürmemiş, bu yönde fesih iradesini de açıklamamıştır.
Bu sebeplerle hizmet akdinin işveren tarafından devamsızlık nedeniyle haklı olarak sona erdirildiğinin kabulü gerekir. Böyle olunca davacının ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekir iken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy