(2822 S. K. m. 6)
Dava: Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı farkı, maaş, ikramiye ve sosyal yardam fark alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat M. T. Ö., E. Ç. ile karşı taraf adına Avukat M. Çağatay geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi işyerinde 1.1.1999- 31.12.2000 tarihleri arasında uygulanan toplu iş sözleşmesinin 63. maddesinde 2000 yılı için öngörülen ikinci altı aylık ücret artışının eksik uygulandığını ileri sürerek, bir kısım işçilik hakları yönünden fark isteklerde bulunmuştur.
Davalı işveren ise, davacının 20.7.2000 tarihinde serbest iradesi ile imzaladığı feragatname ile toplu iş sözleşmesinde % 50 olarak belirlenmiş olan ücret artışının %10 olarak uygulanmasını kabul ettiğini, % 40 oranındaki haktan feragat ettiğini ve ardından uzun süre ücretlerini ihtirazı kayıtsız aldığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, işçinin çalıştığı sırada imzaladığı feragatnamenin geçerli olmadığı gerekçesiyle isteklerin kabulüne karar verilmiştir.
İşyerinde 1.1.1999-31.12.2000 tarihleri arasında uygulanan toplu iş sözleşmesinin 63. maddesinde, 2000 yılı için ikinci altı aylık ücret artışı olarak işçilerin almakta olduğu ücretlerine 30.6.2000 tarihi itibarıyla % 50 zam yapılması kararlaştırılmıştır. Davacı işçinin imzasını taşıyan 20.7.2000 tarihinde düzenlenen feragatnamede ise davacı işçinin anılan ücret artışının %10 oranında uygulanmasını kabul ettiği ve % 40 oranındaki farktan vazgeçtiği belirtilmiştir. Davalı işveren işyerinde çalışan tüm işçilere - bu arada feragatname vermeyen 12 işçiye de - söz konusu ücret artışını %10 olarak uygulamıştır. Davacı işçi 2002 yılında emekliliğin ardından 30.6.2000 tarihinde yapılması gereken ücret artışının eksik uygulandığını ileri sürerek fark isteklerde bulunmuştur.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, Dairemizin uygulamasına göre toplu iş sözleşmesi düzeninin geçerli olduğu işyerinde işçilerin toplu iş sözleşmesi ile sağlanan hakların uygulanmasından bireysel olarak vazgeçmeleri geçerli değildir. Bu sonuç, toplu iş sözleşmesinin düzen ilkesinin bir gereğidir. İşçinin toplu iş sözleşmesinde öngörülen ücret artışından bireysel feragatinin geçerli olduğu ve bu durumun taraflar arasındaki hizmet akdini oluşturduğu kabul edildiğinde 2822 sayılı yasanın 6. maddesi hükmü uyarınca hizmet akitlerinin toplu iş sözleşmesine aykırı olamayacağından söz konusu feragate bu yönden de değer verilemez.
Bu yönde toplu iş sözleşmesi taraflarının bir araya gelerek değişiklik yapmaları mümkün ise de, somut olayda böyle bir yola gidilmemiştir. Zammın yürürlüğe girdiği tarihten sonra 20.7.2000 tarihinde bir kısım işçilerden bireysel feragate dair dilekçeler alınmıştır. Böyle olunca davacı işçinin bu dilekçesi ile toplu iş sözleşmesinin anılan 63. maddesi hükmünü değiştirmesi mümkün olmadığından yapıldığı tarihten itibaren ileriye dönük olarak bir geçerliliği bulunmamaktadır. Bu itibarla davacı işçiye toplu iş sözleşmesinin 63. maddesinde öngörülen ücret artışının 20.7.2000-31.12.2000 tarihleri arasında kalan dönem için uygulanması gerekir. Davacının anılan dönemle ilgili fark isteklerinin kabulü ne karar verilmelidir.
Öte yandan işçinin toplu iş sözleşmesinin getirdiği ve doğmuş bulunan alacak hakkından vazgeçmesi ise her zaman mümkündür. Feshe bağlı olmayan bu haklardan iş ilişkisinin devamı sırasında da vazgeçilmesi olanaklıdır. Ancak bu durumda işçinin iradesinin fesada uğratıldığı ileri sürülebilir. Somut olayda davacının iradesinin fesada uğratıldığı yöntemince kanıtlanamamıştır. Bu konuda dosyadaki tanık beyanları irade fesadının ispatı noktasında yeterli görülmemiştir. Kaldı ki, davacı işçi Borçlar Kanununun 31/1. maddesine göre 1 yıllık süre içinde irade fesadı yönünde bir başvuruda bulunmamıştır. Davacının 2002 yılında gerçekleşen emekliliğin ardından bu dava 2004 yılında açılmış ve irade fesadı ileri sürülmüştür. Yüzlerce işçinin çalıştığı ve kamu kurumu niteliğinde olan davalı belediyenin böyle bir yoğun bir baskı oluşturması da hayatın olağan akışına uygun düşmemektedir. Nitekim işçilerden 12 kişi feragatname imzalamadığı halde işyerinde çalışmaya devam etmiştir. Bu nedenle davacı işçinin zammın yürürlüğe girdiği 30.6.2000 tarihi ile feragatnamenin imzalandığı 20.7.2000 tarihleri arasında doğmuş bulunan farklar yönünden serbest iradesiyle vazgeçtiğinin kabulü ile anılan dönem isteklerinin reddi gerekir.
Mahkemece, 2001 ve 2002 yıllarında birer yıllık olarak imzalanan toplu iş sözleşmesi dönemleri için de 30.6.2000 tarihinde yapılması gereken ücret artışından doğan fark isteklerin de kabulüne karar verilmiştir. İşyerinde 1.1.2001-31.12.2001 tarihleri arasında uygulanmış olan toplu iş sözleşmesinin 63. maddesinde işçilerin taban ücretleri belirlendikten sonra bu ücretlere % 20 oranında ücret artışı yapılacağı öngörülmüştür.
Toplu iş sözleşmesinde yazılı olan taban ücretler, işverenin önceki toplu iş sözleşmesinde 30.6.2000 tarihinde yapılması öngörülen ücret artışının %10 olarak uygulanması suretiyle belirlenmiştir. Böyle olunca yeni toplu iş sözleşmesinin imzalandığı 20.4.2000 tarihinde toplu iş sözleşmesini oluşturan taraflar yeni bir taban ücret belirleyerek sonraki dönem için bu ücret üzerinden artış öngörmüşlerdir. Her toplu iş sözleşmesi birbirinden bağımsız olup, taraflar ücreti ve diğer sosyal hakları kök ücrette indirime gitmemek kaydıyla serbestçe belirleyebilirler.
Aynı uygulamaya 21.3.2002 tarihinde imzalanan ve 1.1.2002-31.12.2002 tarihleri arasında yürürlükte kalan toplu iş sözleşmesi için de geçerlidir. Böyle olunca davacı işçinin 2001 ve 2002 yılları için toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark ücret ve diğer işçilik alacaklarına hak kazanması söz konusu olmaz. Mahkemece, bu dönemle ilgili isteklerin kabulü doğru değildir.
Yapılan bu açıklamalara göre, davacının feragatnamenin imzalandığı tarihten sonra 20.7.2000 ile 31.12.2000 tarihleri arasında kalan dönem için davaya konu işçilik hakları yönünden bir hesaplama yapılarak anılan istekler yönünden bir karar verilmelidir. Gerekirse bu yönde bilirkişiden ek hesap raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmek üzere hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.10.2005 gününde oyçokluğu ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy