(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki, eksik ödenen kömür bedeli alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davalı avukatınca duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 11.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat S.S. Ünal ile karşı taraf adına Avukat İ. Arabacıoğlu geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
İşyerinde 1.1.2003 ile 31.12.2004 tarihleri arasında uygulanan toplu iş sözleşmesinin 60. maddesinde, işçilere Kömür Dağıtım Yönetmeliğine göre kömür verileceği hükme bağlanmıştır. Anılan Yönetmelikte ise, Ankara'da çalışanlara ilgili idarece satışına izin verilen kömür satış fiyatı üzerinden 3000 kg kömür bedeli ödeneceği belirtilmiştir.
Davacı işçi, idarece Ankara'da sadece ithal kömürün satışına izin verildiği halde kendisine yerli kömür fiyatı üzerinden ödeme yapıldığını ileri sürerek bu yönde istekte bulunmuştur.
Davalı işveren, Ankara İlinde bu konuda yetkili birimin Çevre ve Orman Bakanlığı olduğunu ve anılan resmi kurum kararlarına uygun olarak ödeme yapıldığını savunmuştur.
Mahkemece, davaya konu kömür bedeli isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafın savunmaları üzerinde mahkemece yeterince durulmamıştır. Davalının açtığı ihale sonucu yerli kömürlerin Ankara'da satışı için bir firmaya bayilik verildiği ve bu firmanın yerli kömürleri Ankara İlinde satışa sunduğu işverence ileri sürülmüş, mahkemece bu yönde araştırmaya gidilmemiştir. Bu konuda ilgili firmadan gerekli belgelerin istenmesi yerinde olur.
Öte yandan Bakanlar Kurulunun 2004/7298 sayılı kararı uyarınca Ankara Merkez de 24.044 ton davalı kurum kömürünün Valilik emrine verilerek fakir ailelere dağıtıldığı da davalı tarafça ileri sürülmüştür. Bu konunun da Ankara Valiliğinden araştırılması gerekir.
Mahkemece yapılacak olan araştırma sonrasında bayi aracılığı ile Ankara'da yerli kömürlerin satıldığı ya da Bakanlar Kurulu kararıyla fakir ailelere Valilik kanalıyla dağıtıldığının belirlenmesi durumunda Ankara için yerli kömür kullanımına izin verildiği kabul edilmelidir. Bu yönde tespit yapılması halinde davalı işveren uygulaması yerinde olduğundan davacının fark kömür bedeline hak kazanması söz konusu olmaz. Anılan isteğin reddine karar verilmelidir.
Ankara için yerli kömürün resmi yoldan satılmadığı ya da dağıtılmadığının belirlenmesi durumunda ise, davacıya kömür bedelinin ödendiği tarihteki nakliye hariç ithal kömür bedeli saptanmalı ve buna göre hesaplanacak olan fark isteğinin kabulüne karar verilmelidir. Mahkemece eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olup hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy