(4857 S. K. m. 11/2) (625 S. K. m. 1, 32)
Dava: Taraflar arasındaki ihbar tazminatı ile izin ücretinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat N. ile karşı taraf adına Avukat M. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi 1997 yılında süresi belirli olmayan iş sözleşmesi ile çalışmaya başlamış, 6.3.2001 tarihinde davalı vakıf bünyesindeki bir öğrenci yurdunun müdürü olarak görevlendirildiği için bir yıllık belirli süreli iş sözleşmesi yapılmıştır. Taraflar arasında aynı şekilde 6.3.2002 ve 6.3.2003 tarihlerinde birer yıllık iş sözleşmeleri imzalanmış, işverence iş sözleşmesinin süresinin bitiminde sona ereceği 11.2.2004 tarihli yazı ile davacı işçiye bildirilmiştir.
Davacı açmış olduğu bu davada ihbar tazminatı isteğinde bulunmuş, davalı işveren ise davacı ile 625 sayılı yasanın 32. maddesinde öngörüldüğü gibi birer yıllık iş sözleşmeleri imzalandığını savunmuştur. Mahkemece savunmaya değer verilerek isteğin reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, 625 sayılı yasanın 1. maddesinde yasanın kapsamı belirtilmiş olup, öğrenci yurdu işyerleri bu yasaya tabi değildir. Bu durumda anılan yasanın öngördüğü belirli süreli iş sözleşmesi yapma zorunluluğuna dair hükmün davacı işçi yönünden uygulanması mümkün değildir.
Davacı işçi emekli albay olup işyerinde önce belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışmış, ardından müdür olarak görevlendirilmesi üzerine her yıl yenilenen iş sözleşmeleri ile birbiri ardına üç yıl görev yapmıştır. Davacı işçi ile belirli süreli iş sözleşmesi yapılmasını gerektiren esaslı neden olmadığı gibi, işin niteliğinden de bu yönde bir sonuç çıkarılması mümkün olmamıştır.
Dairemizin 1475 sayılı İş Kanunu döneminde kararlılık kazanmış olan uygulamasına göre birden fazla sayıda yenilenen iş sözleşmeleri belirsiz süreli hale dönüşür. Somut olayda da davacının iş sözleşmesi iki defa yenilendiğinden taraflar arasındaki ilişki belirsiz süreli hizmet sözleşmesine dönüşmüştür. Böyle olunca davacıya kıdem tazminatı ödendiğine göre işveren tarafından gerçekleşen fesih sebebiyle ihbar tazminatının da ödenmesi gerekir. Mahkemece anılan isteğin kabulü gerekirken yazılı şekilde isteğin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davacı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy