(818 S. K. m. 161, 325) (1086 S. K. m. 284)
Dava: Taraflar arasındaki fark ücret, bakiye süre ücreti ile cezai şart alacağının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 18.10.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat M.H.Ö. ile karşı taraf adına Avukat A.K. geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Taraflar arasında 15.02.2002 tarihinde iş sözleşmesi imzalanmış ve davacının 01.08.2002 ile 31.07.2003 tarihleri arasında lise müdürü ve rehberlik öğretmeni olarak çalışması kararlaştırılmıştır. Davalı işveren 24.09.2002 tarihli yazı ile yeterli öğrenci kaydı olmadığı için lise hazırlık sınıfı açılamadığı ve davacının hizmetine ihtiyaç kalmadığı belirtilerek iş sözleşmesi feshedilmiştir.
Davacı işçi açmış olduğu bu davada bakiye süre ücreti ile iş sözleşmesinin 10 maddesinde öngörülen cezai şartı talep etmiş aynı zamanda çalıştığı süre için ödemelerin eksik yapıldığını ileri sürerek fark isteklerde bulunmuştur. Mahkemece isteklerin reddine karar verilmiştir.
Davacının iş sözleşmesinin haklı olarak feshedilmediği açıktır. Başvuran öğrenci sayısının az olması iş sözleşmesinin feshi için haklı nedeni oluşturmamaktadır. Bu durumda bakiye süre ücreti yönünden Borçlar Kanunun 325. maddesi bir değerlendirme yapılarak istekle ilgili bir karar verilmelidir.
İş sözleşmesinin 10. maddesinde öngörülen cezai şartın koşulları da oluşmuştur. Davacının bu talebi dikkate alınarak ve Borçlar Kanununun 161/son maddesi de bir değerlendirmeye tabi tutularak sonuca gidilmelidir.
Davacı işçi müdürlük tazminatının ödenmediğini ve Eylül maaşının ise eksik ödendiğini ileri sürerek bu yönde taleplerde bulunmuştur. Bilirkişi raporunda, gerekli belgelerin getirtilmesi halinde hesaplama yapılabileceğini bildirilmiştir. Mahkemece davacının bu yöndeki talebinin de 31.7.2003 tarihine kadar çalıştığı ve bu ay ücretlerini aldığı şeklinde somut olaya uymayan bir gerekçeyle reddi hatalı olmuştur. Gerekirse bilirkişiden ek hesap raporu alınarak bir karar verilmelidir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 400 YTL duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy