(4857 S.K m.17,18) (1475 S.K m.14)
Dava: Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti, bayram ve hafta tatili gündelikleri ile yemek ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- SSK kayıtlarına göre, davacının işe başlama tarihi 1.10.1992'dir. İşe başlama tarihi hakkında tanıklar beyanda bulunmamış olup, davalı tarafından ibraz edilen ücret bordrosunda ( ve davacı tarafından ibraz edilen vizite kağıdında ) işe başlama tarihi 1.7.1992'dir. Bu tarihten önce çalışmasına ilişkin delil ibraz edilmediği halde 1.5.1992 tarihinin işe başlama tarihi olarak kabul edilmesi hatalıdır.
3- Davacının, 1994-1997 dönemi öğretmenlik yaptığı belgelerle tespit edilmiştir. Ancak ek iş olarak davalı işyerinde de 1995 yılından sonra çalışmış olduğu, işyerinde 1995 tarihinde işe başladığını açıklayan tanık Hüseyin'in beyanları ile anlaşılmaktadır. Bu nedenle tanık tarafından açıklanan öğretmenlik yaptığı dönemin de hesaplamaya dahil edilmesi gerekirken, dikkate alınmamış olması bozma nedenidir.
4- Fazla çalışma saatlerinin tanık beyanlarına göre tek ve iki kişi çalışılan dönemler ayırt edilmeden, sürekli iki kişi olarak çalıştığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya göre karar verilmiş olması da hatalıdır.
5- İbraz edilen imzalı ücret bordrosu asgari ücret üzerinden düzenlenmiş olup, ücret miktarına ilişkin başka delil ibraz edilmemiş olduğu halde talep edilen ücret miktarının esas alınması bozmayı gerektirmiştir.
6- Davalı, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunmuş olup, davacı vekili dilekçe hakkında beyanda bulunmak için süre verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacının talebi hakkında bir karar verilmeden savunma hakkının kısıtlanarak duruşmaya son verilmiş olması, bozma nedenidir.
7- Davanın kısmi dava olduğu, takas mahsup sonucu tespit edilen alacakların talep edilenden fazla olduğu halde, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş olması ayrı bir bozma nedenidir.
8- Tarafların bilirkişi raporuna karşı somut itirazlarının olduğu gözetilerek, ek bilirkişi raporu alınması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 18.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy