(1475 S. K. m. 14)
Dava: Taraflar arasındaki kıdem tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 7.6.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Y. Z geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, işverence daha önce kıdem tazminatı adı altında yapılan ödemenin avans niteliğinde olduğunu, bu nedenle en son iş sözleşmesinin feshinde ödenen tutarın eksik olduğunu ileri sürerek, son ücret üzerinden tüm süreye göre hesaplama yapılarak belirlenecek olan fark kıdem tazminatının tahsili isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, 1475 sayılı yasanın 14. maddesi uyarınca aynı işverenin değişik işyerlerinde çalışılan sürelerin kıdem tazminatı hesabında birlikte değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle isteğin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı işçi, dava dışı T. Temizlik Maddeleri San ve Tic işyerinde çalışırken 11.3.1985 tarihinde iş sözleşmesi feshedilmiş, ihbar ve kıdem tazminatları ödenmiştir.
Davacı işçi daha sonra davalı şirket nezdinde çalışmaya başlamış ve 5.10.1992 tarihinde davacı emeklilik suretiyle iş sözleşmesini feshetmiştir. Davalı işverence 1985 yılı sonrası çalışmaları için kıdem tazminatı ödenmiştir. Davacı işçinin iş sözleşmesinin feshi üzerine dava dışı şirket tarafından ihbar ve kıdem tazminatlarının ödenmiş olması sebebiyle 1985 yılı öncesi çalışmaların daha sonraki hizmet süresine eklenmesi doğru değildir. Daha önce ödenen kıdem tazminatı avans niteliğinde değildir.
Gerçekten davacı işçi 1985 yılında iş sözleşmesinin feshi üzerine bir başka şirkete ait işyerinde çalışmaya başlamıştır. Böyle olunca, mahkemece fark kıdem tazminatı isteğinin reddi gerekirken yazılı şekilde isteğin kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 400 YTL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 7.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy