(4857 S. K. m. 18, 21) (1086 S. K. m. 195, 375)
Dava: Davacı, feshin geçersizliği ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde dayalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili tarafından, davacının iş sözleşmesinin davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle feshedildiği savunulmuştur.
Mahkemece, davalı işverenin fesih nedenine göre tazminat ödemekle çeliştiği, feshin haksız olduğu gerekçesi ile istemin kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davalı işveren, davacının iş sözleşmesini, verimsiz ve uyumsuz çalışmaları devam ettiği, zaman zaman işe geç geldiği, izinsiz işyerini erken terk ettiği, 10.02.2005 tarihinde savunma istendiği halde vermekten imtina ettiği gerekçesi ile feshedilmiştir. Davalı işveren, bu nedenlerle ilgili kayıtlar sunmuş, tanık deliline de dayanmıştır.
Feshin geçersizliği ve işe iade davaları, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 20/3 maddesi uyarınca seri yargılama usulüne tabidir. Seri yargılama usulü, aslında yazılı yargılama usulünün biraz daha çabuklaştırılmış bir şeklidir. Bu nedenle mahkemeye sunulan bir dava dilekçesi üzerine oturum günü belirlendikten sonra dava dilekçesi ve oturum günü taraflara tebliğ edilmeli, (HUMK. m.195 ve 375.) bu işlemlerin yerine getirilmesi sırasında HUMK. nun 195, 207, 208, 210 maddeleri hükümlerine uygun davranmaya özen gösterilmelidir. Bir başka anlatımla taraflara iddia ve savunmaları ile ilgili delilleri bildirmeleri için süre verilmeli, savunma hakkı kısıtlanmamalıdır.
Somut olayda, davalı işveren, savunmasında delillerini bildirirken tanık delilline de dayanmış, ancak mahkemece, usulüne uygun süre ve tanıklarını bildirme olanağı verilmeden hüküm kurulmuştur. Bu husus, yukarda belirttikleri usul hükümlerine aykırıdır. Bu nedenle, davalının ve karşı iddia olarak davacının delillerini bildirmeleri için taraflara süre verilmeli, bildirilen kanıtlar toplanmalı ve sonucuna göre karar verilmelidir. Yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 20.02.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy