(1475 S. K. m. 14, 16, 26)
Dava: Davacı, kıdem, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücretinin ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: 1. Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. 5.7.2001 tarihli duyuru ile davalı işveren, davacının ikramiye alacağını 200 milyon TL.ye düşürdüğünü belirtmiş ve bu yazı davacıya tebliğ edilmiştir. İşveren 31.12.2001 tarihinden sonra fesih tarihine kadar da aynı şekilde ikramiye alacağını 200 milyon TL. olarak ödemeye devam etmiştir. Davalı, 5.7.2001 tarihli yazı ile ikramiye süresini belirli bir zaman dilimi olarak sınırlamasına rağmen fesih tarihine kadar eksik ödemenin devam etmiş olması davacıya fesih hakkı verir. Çünkü bu durum söz konusu alacağın dava edilmesini engellemez. Her ne kadar davacı 1.7.2002 tarihli işverene sunduğu fesih yazısında ikramiyenin eksik ödendiğinden bahsetmemişse de, dava dilekçesinde bu hususu açıklığa kavuşturmuştur. Bu durumda davacının iş aktini ikramiye alacağının düşürülmesi nedeniyle feshettiği anlaşılmakla kıdem tazminatı alacağının hüküm altına alınması gerekir. Mahkemenin aksine gerekçeyle bu alacağın reddine karar vermesi hatalıdır.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 3.10.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy