(2821 S. K. m. 25)
Dava: O. Sendikası adına Avukat H. Öztürk ile 1- Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı adına Avukat S. Vuruşkan 2- Ö. Turizm Yatırım San. Tic. AŞ. (T. Prenses Otel) adına Avukat İ. Ünal aralarındaki dava hakkında İzmir 3. İş Mahkemesinden verilen 26.6.2005 günlü ve 381-456 sayılı hüküm davalılar avukatınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: İtiraz eden sendika, davalı işverene ait T. Prenses Otel işyerinde çoğunluk tespiti yapılması için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na başvurduklarını, bunun üzerine Bakanlığın olumsuz yetki tespiti yaptığını, tespitin hatalı olup gerçeği yansıtmadığını, zira başvuru tarihi itibarı ile işyerinde 200 işçi çalıştığını ve bunlardan 105 işçinin Sendikalarının üyesi olduklarını, davalı işverenin başvuru tarihinde işyerinde çalışmayan 37 işçiyi işe alıp başvuru tarihinden önce işe alınmış gibi göstermeye çalıştığını, yine başvuru tarihinde fiilen sendika üyesi işçilerin bu tarihten önce işyerinden ayrılmış gibi istifa ettirilerek muvazaalı işlemler ile yetkilerinin engellenmeye çalışıldığını, ancak kendilerinin her halde çoğunluklarının bulunduğunu belirterek işçi ve üye sayısı bakımından hatalı olumsuz yetki tespitinin iptali ile davalı işyerinde Sendikanın gerekli yasal çoğunluğa sahip bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren, olumsuz yetki tespitine itiraz davalarında husumetin işverene değil, yalnızca tespit işlemini yapan Bakanlığa yöneltilebileceğini, işveren yönünden itirazın husumet yönünden, davalı Bakanlık tespitin doğru olduğu gerekçesi ile reddini istemişlerdir.
Mahkemece güvenlik görevlileri hariç başvuru tarihinde işyerinde çalışan 216 işçi olduğu, bunlardan 108 işçinin davacı sendikanın üyesi olduğu, sendika üyelerinden iki işçinin üyelik fişleri bulunmadığından üye sayısından düşülmesi gerektiği, ayrıca 7-8 Ocak 2004 tarihlerinde işe alınıp 9.1.2004 tarihi itibarı ile işyerinden istifa etmek sureti ile ayrıldığı belirtilen davacı sendika üyesi 14 işçinin işverence salt işyerinde çalışan işçi sayısına müdahale edilmek için işe alındığı, sendika üyesi oldukları anlaşılınca işten istifa ettirildikleri, bunun muvazaa oluşturduğu ve hukuken korunamayacağı, dolayısıyla bu işçilerin işçi ve üye sayılarına eklendiği, sonuç olarak işyerinde başvuru tarihinde toplam 228 işçi çalıştığı, bunlardan 122 işçinin davacı sendikanın üyesi olup davalı sendikanın işyerinde çalışan işçilerin yarıdan fazlasının üyeliğine sahip bulunduğu gerekçesi ile itirazın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere 7-8 Ocak 2004 tarihlerinde işe alınıp 9 Ocak 2004 tarihinde istifa ederek ayrılan davacı sendika üyesi işçilerin başvuru tarihinden önceki bir tarihte işyerinden istifa ederek ayrıldıkları istifa dilekçelerinden anlaşılmaktadır. Bu işçilerin başvuru tarihinde fiilen çalıştıkları iddia edilip kanıtlanmadığından işyerinden 9.1.2004 tarihinde ayrıldıkları halde yazılı belgeler dikkate alınmaksızın muvazaa oluşumundan hareket ile işçi ve üye sayısına dahil edilmeleri doğru değildir.
Dosya içeriğinde bulunan üye kayıt fişine göre davacı sendika üyesi olan ancak, üyelikten ayrıldığı veya üyeliğinin geçerli olmadığı kanıtlanmayan B. Kinsizer'in üye sayısına dahil edilmemesi hatalıdır.
Diğer taraftan M. Bilge ve B. Sarı adlı işçilerin 7-8 ocak 2004 tarihinde noterlik aracılığı ile üyelik başvurusunda bulundukları, 12.1.2004 tarihinde üyeliğe kabullerine karar verildiği, ancak bu işçilerin üyeliğe kabullerinden önce 9.1.2004 tarihinde üyelikten istifa ettikleri sendika üye kayıt fişi ve üyelikten çekilme bildirimlerinden anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunun aksine mahkemece üye sayısından düşülmüş ise de, bu işçilerin üyelikten çekilme bildirimlerinin davacı sendikaya hangi tarihte ulaştığı bilinmemektedir. Eğer noterlikte düzenlenip sendikaya gönderilen çekilme bildirimleri sendika yönetim kurulu kararından önce sendikaya ulaşmış ise henüz üyeliklerin gerçekleşmediği bir dönemde istifa söz konusu olduğundan üyelikten çekilme iradesine üstünlük tanınarak üyelik iradesinin geri alınması şeklinde değerlendirilip üyelik iradesinin baştan itibaren oluşmadığının kabulü gerekir. Çekilme bildirimlerinin 12.1.2004 tarihinde üyeliğe kabullerinden sonra sendikaya ulaşmış ise, bu durumda sendika üyeliği gerçekleşmiş olacağından, çekilme ancak bir ay sonra geçerli olacaktır. Bu durumda söz konusu üyeliklerin üye sayısında dikkate alınması gerekir. Mahkemece yapılacak iş, öncelik ile üyelikten istifa bildirimlerinin hangi tarihte sendikaya ulaştığının araştırılıp ulaşma tarihleri tespit edildikten sonra yukarıda açıklanan hususlar da nazara alınmak sureti ile üye sayıları yeniden saptanmalıdır. Daha sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmelidir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde verilen karar hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy