(4857 S. K. m. 6, 17) (818 S. K. m. 49, 60)
Davacı, ihbar, kıdem, kötü niyet ve manevi tazminat, fazla mesai, yıllık izin, munzam zarar ve faiz alacağı ile hafta ve genel tatil gündeliklerinin, karşı davacı ise maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davalı-karşı davacının taleplerinin reddine davacı-karşı davalı isteklerini kısmen hüküm altına almıştır.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Davacı süresi içerisinde temyiz dilekçesi vermediği gibi, temyiz dilekçesini temyiz defterine kaydettirmediği ve harcını da yatırmadığı anlaşıldığından temyiz talebinin reddine,
2- Davalının temyizine gelince;
a) Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
b) Davacının aldığı ücret taraflar arasında ihtilaflıdır. Dosya içerisinde mevcut yazılı delillerle tanık beyanları da ücret konusunda çelişkilidir. Bu nedenle meslek kuruluşlarından alınan cevabi yazılardan belirtilen miktarların ortalaması nazara alınarak ücret belirlenmesi ve hüküm altına alınan alacakların buna göre hesaplanması gerekirken mahkemece farklı şekilde ücret belirlenerek sonuca gidilmesi hatalıdır.
c) Davalı işveren karşı davasında davacının mahkemeye verdiği dava dilekçesinde kullandığı ifadelerle kendisine hakaret edildiğini iddia ederek manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Dava dilekçesi incelendiğinde davacının davalıyı emek hırsızı demek suretiyle eleştiri sınırlarını aşarak kişilik hakkına saldırıda bulunduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin yeterli gerekçe göstermeden davalının manevi tazminat isteğini reddetmesi yerinde görülmemiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.2.2006 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy