(1475 S. K. m. 14) (4857 S. K. m. 32, 53)
Taraflar arasındaki kıdem tazminatı, izin, fazla çalışma, bayram ve genel tatil ücretlerinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle reddine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi davacı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.11.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat İ.G ile karşı taraf adına Avukat İ.E geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı işçi emeklilik sebebiyle iş sözleşmesini feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ile fazla çalışma, bayram ve genel tatil ücretleri ile izin ücretlerini talep etmiştir.
Davalı işveren, fesihten sonra düzenlenen ve miktar içeren ibranameye dayanmış, aynı zamanda davacının fazla çalışma yapmadığını, bayram ve genel tatillerde işyerinin kapalı olduğunu belirterek anılan isteklere hak kazanılamadığını savunmuştur.
Mahkemece, ibraname sebebiyle isteklerin tamamının reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki, davalının dayandığı ibraname ile cevap dilekçesindeki savunmanın içeriği fazla çalışma ile bayram ve genel tatil ücretleri yönünden çelişkilidir. Davalı işveren cevap dilekçesinde işyerinde anılan çalışmaların olmadığını dolayısıyla davacının söz konusu alacaklara hak kazanmadığını açıklamıştır. Doğmadığı ileri sürülen bir hakkın ibrasından söz edilemez. Bu itibarla fazla çalışma ücreti ile bayram ve genel tatil ücretleri yönünden ibraname sebebiyle isteklerin reddine karar verilmesi hatalı olmuştur. Mahkemece işin esasına girilerek anılan talepler yönünden karar verilmelidir.
Davacının imzasını taşıyan 7.7.2003 tarihli ibranamede, izin hakkının kullandırıldığından ve izin ücretinden söz edilmemiştir. Bu nedenle ibranamede açıkça belirtilmeyen bir konuda işverenin ibrasından da söz edilemez. İzin ücreti isteği yönünden dosyadaki deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulmalıdır.
İbranamede miktar yazılı olup bu itibarla anılan belge ödenen miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Davacının hak kazanabileceği kıdem tazminatı miktarı hesaplanmalı ve yapılan ödeme tutarı indirilmek suretiyle bakiye bir hakkın olup olmadığı belirlenmelidir. Bu konuda da eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davacı yararına takdir edilen 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletmesine, peşin alınan temyiz hacının istek halinde ilgiliye iadesine, 15.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy