(4857 S. K. m. 17, 18)
Dava: Davacı feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli sebep olmadan feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliği ile işe iadesine ve buna bağlı tazminat ile boşta geçen süre ücretinin hüküm altına alınması isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, iş akdinin Genel Müdür Yardımcısı Ö. F. P.'ye ödenmesi gereken tazminatın ve yıllık izin ücretinin fazla hesaplanması ile kendisine fazla ücret avansı tahakkuk ettirmiş olduğu nedenleriyle İş Kanununun 17. maddesi gereği feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının Personel Müdürü olduğunu, işyerinde çalıştığı sürede işyerini zarara uğrattığı, işverenin feshinin davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli sebeplere dayandığından haklı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Fesih bildiriminde. Genel Müdür Yardımcısı Ö. F. P.'ye ödenmesi gereken tazminatın ve yıllık izin ücretinin fazla hesaplanması ile kendisine fazla ücret avansı tahakkuk ettirmiş olduğu nedenleriyle İş Kanununun 17. maddesi gereği feshedildiği açıklanmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelere göre, iş akdi feshedilen Genel Müdür Ö. F.'ye fazla ödendiği iddia edilen kıdem tazminatının iade edildiği davalının kabulündedir. İzin ücretinde fazla ödemeye ilişkin Bakırköy 1. İş Mahkemesinin 2003/1660 E sayılı davanın devam ettiği de belirtilmiştir.
Davacı izin ücretinin hesaplanmasına ilişkin sözlü bir talimat verilmediğini, sözlü talimatın sadece ihbar ve kıdem tazminatının iş kanununa göre hazırlanmasına ilişkin olduğu, bu nedenle izin hakkının iş sözleşmesine göre hesaplanmış olduğunu noter aracılığı ile gönderdiği ihtarnamede açıklamıştır.
Avans alınması konusunda da ibraz edilen belgelerle talep edilen ve alınan miktarın aylık ücretini geçmediği ve ayrıca talep formunda genel müdür yardımcısı ve genel müdür imzası olduğu anlaşılmıştır. Personele verilen avans listesinde, bu rakama yakın miktarlarda diğer personelin de avans kullandığı anlaşılmıştır. Davalı tanığı bir aylık ücret miktarında avans verilmesi uygulaması olduğunu beyan etmiştir.
Davacının, kıdem tazminatı ödenmesi ve kendisine avans ödemesi tahakkukunda işyerine verilmiş bir zararın olmadığı, fazla ödendiği iddia edilen izin ücreti hakkında da açılmış dava mevcut olup, muhtemel zararın böylece giderilmesinin mümkün olduğu anlaşıldığından fesih geçerli değildir.
4857 Sayılı İş Kanunun 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1) Bakırköy İş Mahkemesinin 3.12.2004 tarih ve 5/1004 sayılı Kararının bozularak ortadan kaldırılmasına.
2) Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine.
3) Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının dört aylık ücret tutan olarak belirlenmesine,
4) Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararı kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına.
6) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350.00 TIL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine.
7) Davacı tarafından yapılan 29.00 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine. Davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8) Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 30.3.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy