(4857 S. K. m. 17, 20)
Dava: Davacı işçi, sendika üyesi oldukları ve sendikanın örgütlenmesi için çalıştıkları için iş akdinin feshedildiğini belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe iade edilmeme haline ödenmesi gereken tazminatın 1 yıllık, boşta geçen süre ücret ve diğer hakların 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı işveren, davacının bizzat kendi el yazısı ile dilekçe yazıp ailevi hayatında meydana gelen özel ve zorlayıcı sebeplerin iş yaşamına yansıdığını bildirip yasal hakları ödenerek akdin feshedilmesini istemesi üzerine iş akdinin İş Kanunun 17. maddesi uyarınca ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece davacı işçilerin sendika üyesi olması ve işçilerin zor ve tehditle anlam olarak aynı tip dilekçe yazmış olmaları sebebi ile fesih iradesinin gerçekte işçilerde olmadığı, sendikaya üye olmaları sebebi ile sendikanın toplu iş sözleşmesi yapabilme yetkisi alma ihtimaline binaen fesih isteğinin davalı işverenden geldiği, feshin sendikal nedene dayandığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine, işe başlatmama halinde ödenmesi gereken tazminatın bir yıllık ücret tutarı olarak, boşta geçen süre ücretinin dört aylık olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Dosya içeriğine göre fesih için geçerli sebep olabilecek işletme veya işin gereğinden kaynaklanan bir nedenin varlığı davalı işverence ortaya konulup ispatlanamamıştır. Bu nedenle fesih için geçerli bir neden bulunmadığı yönündeki mahkemenin vardığı sonuç doğrudur. Ancak, dosyadaki mevcut deliller feshin sendikal nedene dayandığını kabule yeterli değildir. Davacı işçi, iş sözleşmesinin feshedildiği tarihten sonra sendikaya üye olmuş olup, üyeliği işverene bildirilmediği gibi, sendikal faaliyette bulunduğu da kesin olarak davacı tarafından kanıtlanamamıştır. Bu nedenle feshin sendikal nedene dayandığının kabulü hatalıdır.
4857 Sayılı İş Kanunun 20/3.maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1- Kemalpaşa Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 22.2.2005 tarih 418-54 Sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2- Davalı işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,
3- Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık ücret tutarı olarak belirlenmesine,
4- Davacının işe iade için süresi içinde işverene başvurması halinde kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiğinin tespitine,
5- Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
6- Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 350.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7- Davacı tarafından yapılan 30.00 YTL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
8- Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak, 10.10.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy