(213 S. K. Ek.m. 13/4)
Davacı, ek ödemeden doğan alacağın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkeme, isteği kısmen kabul etmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı, davalı Bakanlık tarafından yapılan ek ödemelerin sabitleştirildiğini ve ayrıcı fazla mesai, ikramiye gibi alacakların mahsup edildiğini belirterek eksik ödenen "ek ödeme" ile diğer alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme davacı isteklerini kısmen kabul etmiş olup, kararda davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4684 sayılı yasayla değişik 213 Vergi Usul Kanununun Ek/13. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendindeki düzenlemeden kaynaklanmaktadır.
Yukarıda belirtilen yasa maddesinin başlığı "Gelir İdaresini Geliştirme Fonu" olup, yine bu maddenin 4. fıkrasının (a) bendinde "Maliye Bakanı, Maliye Bakanlığının yurt dışı kadrolarında bulunan personel dışında kalan personeline en yüksek Devlet Memuru aylığını geçmemek üzere ek ödeme yaptırmaya etkilidir..." denilmektedir. Yine aynı fıkrada görev yapılan birim ve iş hacmi, görev mahalli, görevin önem ve güçlüğü, personelin sınıfı, kadro unvanı, derecesi ve atanma biçimi gibi kriterlere göre yapılacak ek ödemelerin farklı miktarları ve ödemeye ilişkin usul ve esasları Maliye Bakanı tarafından tespit edilir.."düzenlemesi yer almaktadır.
Dosya içinde yer alan "Maliye Bakanlığı Personeline Yapılacak Ek Ödemeye İlişkin Usul ve Esaslar" başlıklı belgede de ödemenin usul, esas ve oranlarını belirlenmiş olup, ekli cetvelle de her bir personelin kadro ve unvanları, alabilecekleri ek ödemenin oran ve tutarları gösterilmektedir. Davacının alabileceği ek ödemenin oran ve tutarı da bu çizelgede yer almaktadır.
Davacı taraf, ödeme miktarlarının sabitleştirilemeyeceğini ileri sürmektedir. Ancak, belirtilen ödeme bir fondan ödenmekte olup, bu ödemenin yapılıp yapılmaması tamamen Maliye Bakanının takdirine ve yetkilisine bırakılmış olup, ödetmeye yetkili kılınan makamında yine yasaya göre ödemeleri farklı miktarlarda yapma yetkiside bulunmakta olup, bu konuda davalıyı sınırlayan bir düzenleme yasada yer almamaktadır. Maliye Bakanlığı yasadan aldığı yetkiyle davacı gibi işçiler için yapılacak ödemenin miktarını belirlemiştir. Ancak, dosyadaki bilgi ve belgelerden Bakanlık tarafından davacıya fazla ödeme yapıldığı anlaşılmakla hataen yapılan bu ödemeyi geri tahsil etmek davalının hakkıdır. Bakanlık geri tahsil işlemi için davacının ikramiye, ilave tediye ve fazla mesai alacaklarından mahsup yapma yönüne gitmiştir.
Bu durumda taraflar arasındaki uyuşmazlığın kesin sonuca ulaştırılması için mahkemece yapılması gereken işlem şudur. Bakanlık tarafından davacıya usul ve esaslar dahilinde yapılmasına karar verilen "ek ödeme" tutarını tespit edip, bu miktardan fazla olarak ödenen miktar mevcutsa bu fazlalığın davacı yararına tahakkuk edebilecek ikramiye, ilave tediye ve fazla çalışma alacaklarından mahsup etmek suretiyle alacak türlerine göre geri kalabilecek ve haklılığına karar verilebilecek miktarların hüküm altına alınması gerekir. Ayrıca yukarıda belirtilen "ek ödeme" Maliye Bakanının takdirine kalmış bir ödeme şekli olup, diğer ödemeler gibi işyeri uygulaması olarak da nitelendirilemez. Ödetmeye yetkili olan makamın bu ödemeyi kaldırma ve durdurma yetkiside bulunmaktadır. Mahkemenin bu gerekçe ile davacı isteklerinin kabulü hatalı olduğundan hükmün bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, 17.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy